
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Ahvaz'daki bir çocuk kanser hastanesi yakınlarına yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı şiddetle kınayarak savaş suçu olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD güçlerinin Ahvaz şehrindeki Şehid Bekayi Kanser Hastanesi çevresine düzenlediği saldırıyı sert bir dille eleştirdi. Hastanenin çocuk hastaları tedavi eden bir merkez olması, saldırının uluslararası insancıl hukuk açısından yarattığı tartışmaları da beraberinde getirdi. İran yönetimi, bu saldırıyı doğrudan sivillere ve hassas gruplara yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor.
Uluslararası hukukta hastaneler ve sağlık tesisleri, çatışma bölgelerinde özel koruma altındaki yapılar olarak tanımlanmaktadır. Sözcü Bekayi, bu tür tesislerin yakınlarının hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu belirterek, saldırının bir 'savaş suçu' teşkil ettiğini vurguladı. İran, olayın ardından uluslararası kuruluşları ve insan hakları örgütlerini tarafsız bir inceleme yapmaya çağırdı.
Ahvaz, İran'ın stratejik açıdan önemli bölgelerinden biri olmasının yanı sıra, çeşitli etnik ve sosyal grupların yaşadığı bir merkezdir. Bölgedeki güvenlik istikrarsızlığı, zaman zaman dış aktörlerin dahil olduğu gerilimlere sahne olabiliyor. ABD ile İran arasındaki uzun süreli diplomatik ve askeri gerilim, Ahvaz gibi bölgelerdeki sivil altyapıyı da doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir.
Savaş suçu kavramı, sivil halkın, sivil yerleşim yerlerinin ve özellikle de hastanelerin kasten hedef alınmasını kapsayan ağır ihlalleri tanımlar. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar, çatışma dönemlerinde sağlık tesislerinin dokunulmazlığına dair defalarca çağrıda bulunmuştur. Ancak sahadaki çatışmalar, bu kuralların uygulanmasında ciddi zorluklar yaşandığını gösteriyor.
Orta Doğu coğrafyasında son yıllarda yaşanan çatışmalarda, sağlık merkezlerinin zarar görmesi ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir durum haline geldi. Yemen, Suriye ve Gazze gibi bölgelerden gelen raporlar, sağlık altyapısının hedef alınmasının insani krizi derinleştirdiğini ortaya koyuyor. İran’ın bu çıkışı, mevcut küresel çatışma ortamında hastanelerin korunması gerektiği konusundaki hassasiyeti yeniden gündeme taşıdı.
Bu olayın uluslararası platformlarda daha fazla tartışılması ve diplomatik bir krize dönüşmesi muhtemel görünüyor. İran’ın BM nezdinde resmi girişimlerde bulunması, ABD ile olan gerilimin bir başka boyuta taşınmasına yol açabilir. Gelecek dönemde, çatışma bölgelerindeki hastanelerin korunmasına yönelik uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi talebi daha yüksek sesle dile getirilebilir.
Ahvaz'daki saldırı, savaşın insani boyutunun ne kadar yıkıcı olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sağlık tesislerinin hedef alınması, uluslararası toplumun ortak vicdanını yaralayan bir durum olmaya devam ediyor. Taraflar arasındaki diplomatik restleşmeler devam ederken, bölgedeki sivillerin ve özellikle çocuk hastaların güvenliği en öncelikli sorun olarak kalmayı sürdürüyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.