
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran'a yönelik 'savaş tercihinin' Amerikan halkı üzerindeki ekonomik yükünü vurgulayarak, bu durumun aslında önlenebilir olduğunu belirtti. Arakçi, gerilimin tırmanmasının sonuçlarına dikkat çekti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, son açıklamalarıyla ABD ile yaşanan gerginliğin ekonomik boyutuna dikkat çekti. Arakçi, ABD'nin İran'a yönelik uyguladığı politikaların, Amerikan halkı için giderek artan bir maliyet oluşturduğunu ifade etti. Bu durumun aslında önlenebilir olduğunu savunan Arakçi, diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme ulaşmanın mümkün olduğunu vurguladı.
Arakçi'nin bu açıklamaları, İran ile ABD arasındaki uzun süredir devam eden gerginliğin farklı bir boyutunu gözler önüne seriyor. Özellikle ekonomik yaptırımlar ve bölgesel çatışmalar nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler oldukça hassas bir dönemden geçiyor. İran, ABD'nin uyguladığı yaptırımların kendi ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini sürekli olarak dile getirirken, bu durumun ABD ekonomisi için de ciddi sonuçlar doğurduğunu savunuyor.
Uzmanlar, Arakçi'nin açıklamalarını, İran'ın ABD'ye yönelik bir mesajı olarak değerlendiriyor. İran, bu mesajla, savaşın veya gerginliğin tırmanmasının her iki taraf için de kayıplara yol açacağını vurgulayarak, diyalog çağrısında bulunuyor. Ancak, ABD'nin şu ana kadar İran'ın bu çağrılarına nasıl yanıt vereceği belirsizliğini koruyor.
İran ve ABD arasındaki gerginliğin kökenleri, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya kadar uzanıyor. ABD'nin bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlaması, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da kötüleştirmiş durumda. İran, nükleer anlaşmaya geri dönülmesi ve yaptırımların kaldırılması şartıyla ABD ile yeniden masaya oturabileceğini belirtiyor.
Ancak, ABD, İran'ın nükleer programı konusunda endişelerini dile getirerek, daha kapsamlı bir anlaşma talep ediyor. Bu durum, iki ülke arasındaki müzakerelerin önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Bölgesel gelişmeler ve diğer aktörlerin de dahil olduğu karmaşık bir denklemde, İran ve ABD arasındaki gerginliğin geleceği belirsizliğini koruyor.
Arakçi'nin açıklamaları, bu gerginliğin ekonomik boyutuna odaklanarak, her iki tarafın da kayıplarını göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor. Savaşın veya gerginliğin tırmanmasının, sadece siyasi ve askeri değil, aynı zamanda ekonomik sonuçları da olacağını hatırlatıyor. Bu nedenle, diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme ulaşmanın, her iki taraf için de en iyi seçenek olduğu savunuluyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, İran ve ABD arasındaki gerginliğin sadece iki ülke ile sınırlı kalmadığını, bölgesel ve küresel istikrarı da etkilediğini belirtiyor. Bu nedenle, bu gerginliğin çözümü için uluslararası toplumun da devreye girmesi ve tarafları diyalog masasına oturtması gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, gerginliğin tırmanması, öngörülemeyen sonuçlara yol açabilir.
Sonuç olarak, Abbas Arakçi'nin açıklamaları, İran ve ABD arasındaki gerginliğin ekonomik boyutunu ve diyalog ihtiyacını bir kez daha gündeme getiriyor. Savaşın veya gerginliğin tırmanmasının her iki taraf için de kayıplara yol açacağını vurgulayarak, diyalog çağrısında bulunuyor. Ancak, bu çağrının ABD tarafından nasıl karşılanacağı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği belirsizliğini koruyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.