
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki geçici güzergah müzakerelerinin son aşamaya geldiğini duyurdu. Tahran, bölgedeki normalleşmenin ABD'nin atacağı adımlara endeksli olduğunu vurguladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, küresel enerji arzının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin devam eden müzakerelerin son aşamaya ulaştığını açıkladı. Umman aracılığıyla yürütülen görüşmelerde, bölgedeki deniz trafiğini rahatlatması beklenen bir 'geçici güzergah' üzerinde duruluyor. İranlı yetkililer, bu çözümün 2 ile 4 ay arasında bir süreyi kapsayacağını belirterek, sürecin teknik ve siyasi detaylarının netleştiğini ifade etti.
Söz konusu geçici güzergah, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak ve olası bir gerilimde deniz ticaretinin kesintiye uğramasını engellemek amacıyla tasarlandı. İran, bu adımın bölgedeki tansiyonu düşürmek için atılmış iyi niyetli bir hamle olduğunu savunurken, uygulamanın başarısının sahadaki güvenlik garantilerine bağlı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, bu güzergahın hayata geçirilmesinin, bölgedeki askeri hareketliliği dengelemek için kritik bir adım olabileceği görüşünde.
İranlı yetkililerin açıklamalarında en dikkat çeken nokta ise, Boğaz'ın tam kapasiteyle ve kalıcı olarak açılmasının ABD'nin bölgeye yönelik tutumuna bağlanması oldu. Tahran yönetimi, Washington'ın yaptırım politikaları ve askeri varlığını yeniden gözden geçirmeden, bölgedeki deniz güvenliği konusunda tam bir mutabakat sağlanmasının zor olduğunu savunuyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı'ndaki sorunun sadece teknik bir trafik meselesi değil, aynı zamanda küresel jeopolitik bir pazarlık konusu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği, tarihin en stratejik su yollarından biri olma özelliğini koruyor. Geçmişte yaşanan tanker krizleri ve bölgedeki askeri tatbikatlar, boğazın her zaman sıcak çatışma riski taşıyan bir alan olduğunu göstermiştir. Özellikle 2019 yılındaki gerilimler, küresel enerji fiyatlarının doğrudan boğazdan gelen haberlerle şekillenmesine neden olmuş, bu durum uluslararası piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaratmıştı.
Önümüzdeki aylarda hayata geçmesi planlanan bu geçici düzenleme, hem enerji piyasaları hem de bölgesel istikrar açısından bir test niteliği taşıyor. Eğer taraflar bu süreçte bir uzlaşı sağlayabilirse, Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimin bir süreliğine dondurulması mümkün olabilir. Ancak, ABD ve İran arasındaki temel güven sorunu çözülmediği sürece, bu tür 'geçici' çözümlerin kalıcı bir barış getirmekten ziyade, sadece zaman kazanma aracı olarak kalacağı öngörülüyor.
Özetle, İran'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin son açıklamaları, bölgedeki statükonun değişebileceğine dair önemli bir işaret fişeği niteliğinde. Müzakerelerin sonucu, sadece bölgesel aktörleri değil, enerjiye bağımlı tüm dünya ekonomisini yakından ilgilendiriyor. Diplomatik kanalların açık tutulması, olası bir krizin önlenmesi için en etkili yol olmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.