
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ile yaşanan gerilimde Hürmüz Boğazı'ndaki kontrol stratejisinin değişmeyeceğini açıkladı. Tahran yönetimi, talepleri karşılanana kadar bölgedeki denetimlerini sürdürmekte kararlı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Tahran’ın stratejik önceliklerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Muhibbi, ABD ile yürütülen gerilimli diplomatik süreçte, Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri denetimin bir pazarlık unsuru olarak kullanılmaya devam edeceğini belirtti. İran’ın, kendi şartları tam anlamıyla kabul edilene kadar boğazdaki kontrolü bırakmayacağı vurgusu, bölgedeki jeopolitik tansiyonun yüksek kalmaya devam edeceğini gösteriyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği, küresel enerji arz güvenliği için hayati bir noktadır. İran, bu bölgedeki varlığını bir 'caydırıcılık aracı' olarak tanımlıyor ve uluslararası güçlerin bölgedeki faaliyetlerini yakından izliyor. Devrim Muhafızları, boğazdan geçen tanker trafiğini denetleme yetkisine sahip olduklarını savunarak, bu durumu kendi ulusal güvenlik doktrinlerinin merkezine yerleştiriyor.
İran ve ABD arasındaki ilişkiler, nükleer anlaşmadan çekilme süreci ve uygulanan ağır yaptırımlarla birlikte son on yılda ciddi bir kırılma yaşadı. Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılmasını ve bölgesel politikalarına yönelik baskıların son bulmasını temel şart olarak öne sürüyor. ABD ise Hürmüz Boğazı'nın 'uluslararası sular' statüsünde olduğunu ve serbest geçiş hakkının engellenemeyeceğini savunarak bölgedeki askeri varlığını artırıyor.
1980’li yıllardaki Tanker Savaşı’ndan bu yana Hürmüz Boğazı, birçok kez taraflar arasında sıcak çatışma riskiyle karşı karşıya kaldı. Bölgedeki her bir gerilim tırmanışı, doğrudan petrol fiyatlarına yansıyarak küresel ekonomiyi sarsma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, tarafların doğrudan bir savaştan kaçınmaya çalıştığını ancak 'vekalet savaşları' ve 'deniz güvenliği' üzerinden yürütülen bu bilek güreşinin uzun vadede öngörülemez riskler barındırdığını belirtiyor.
Önümüzdeki süreçte, bölgedeki deniz trafiğinin güvenliği konusunda uluslararası toplumun daha aktif bir arabuluculuk rolü oynaması beklenmektedir. Diplomatik kanalların açık kalması, olası bir kazara çatışmanın önlenmesi için kritik önem taşıyor. Ancak tarafların tavizsiz tutumları, bölgedeki askeri hareketliliğin bir süre daha aynı seviyede seyredeceğini düşündürüyor.
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki kararlılığı, hem bölgesel bir güç gösterisi hem de ABD yaptırımlarına karşı bir savunma mekanizması olarak okunuyor. Önümüzdeki günlerde diplomatik görüşmelerin seyrine göre bölgedeki askeri varlığın şekillenmesi beklenirken, dünya piyasaları da bu hassas geçitteki gelişmeleri yakından takip etmeye devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.