
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Filistin Esirler Cemiyeti'nin raporuna göre, İsrail hapishanelerinde 40 gazeteci bulunuyor; bunların 19'u yargılanmaksızın idari tutukluluk kapsamında tutuluyor.
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli gazetecilerin sayısına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Rapora göre, şu an 40 gazeteci İsrail tarafından alıkonulmuş durumda. Bu durum, bölgedeki çatışmaların yanı sıra basın mensuplarına yönelik sistematik baskının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Gazetecilerin mesleki faaliyetlerinden dolayı hedef alındığına dair iddialar, uluslararası insan hakları örgütlerinin gündemindeki yerini koruyor.
Rapordaki en dikkat çekici veri, esir gazetecilerin 19'unun herhangi bir mahkeme kararı veya suçlama olmaksızın 'idari tutukluluk' altında bulunması. İsrail hukuk sisteminde tartışmalı bir uygulama olan idari tutukluluk, kişilerin süresiz olarak yargılanmadan hapsedilmesine olanak tanıyor. Bu durum, gazetecilerin savunma haklarını kullanmalarını engelliyor ve hukuki süreçlerin şeffaflığını ortadan kaldırıyor.
Bölgede görev yapan basın mensupları, sahadaki olayları dünyaya duyurmaya çalışırken büyük risklerle karşılaşıyor. Sadece tutuklamalar değil, aynı zamanda fiziksel şiddet ve mesleki ekipmanlara el konulması gibi durumların da sıkça yaşandığı belirtiliyor. Filistinli gazeteciler, görevlerini yaparken hem çatışma ortamının tehlikeleriyle hem de güvenlik güçlerinin kısıtlamalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) gibi kuruluşlar, İsrail'in gazetecilere yönelik bu uygulamalarını kınayan birçok rapor yayınladı. Basın özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan uzmanlar, gazetecilerin 'savaşçı' muamelesi görmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Ancak, diplomatik girişimlerin bu konuda somut bir sonuç vermediği gözlemleniyor.
Filistinli gazetecilere yönelik baskı politikası, yıllardır süregelen bir kronik sorun olma özelliğini koruyor. Geçmiş yıllarda da benzer şekilde çok sayıda basın mensubu, ifade özgürlüğünü kullandığı gerekçesiyle tutuklanmış veya ağır yaptırımlara maruz kalmıştı. Bu durum, sahadaki gerçeklerin dünya kamuoyuna ulaşmasını engellemeye yönelik bir sansür stratejisi olarak eleştiriliyor.
Gazetecilerin bu denli geniş çaplı esir tutulması, bölgedeki basın özgürlüğü ortamını daha da daraltacaktır. Uluslararası baskının artmaması durumunda, daha fazla gazetecinin benzer süreçlerle karşı karşıya kalabileceği endişesi hakim. Özgür basının susturulduğu bir ortamda, bölgedeki insani krizin boyutlarının tam olarak anlaşılması da zorlaşıyor.
40 gazetecinin esir tutulması, basın özgürlüğü açısından kabul edilemez bir tabloyu ortaya koyuyor. Özellikle idari tutukluluk gibi yargısız infaz benzeri uygulamalar, hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmıyor. Uluslararası toplumun, basın mensuplarının güvenliği ve hakları konusunda daha kararlı bir duruş sergilemesi, bölgedeki gerçeklerin duyurulabilmesi adına hayati önem taşımaktadır.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.