
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bünyesinde yılbaşından bu yana 17 askerin intihar ettiği bildirildi. Artan vakalar, ordunun ruh sağlığı politikalarını ve askerlerin yaşadığı psikolojik baskıyı yeniden gündeme taşıdı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bünyesinde yaşanan intihar vakaları, son dönemde ordunun iç dinamikleri ve askerlerin psikolojik durumu hakkında ciddi endişelere yol açıyor. Son olarak bir askerin daha yaşamına son vermesiyle birlikte, 2024 yılının başından bu yana intihar eden asker sayısı 17’ye yükseldi. Bu durum, özellikle yüksek stres altında görev yapan askeri personel arasında ruh sağlığı desteğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, İsrail ordusundaki intihar vakalarının sadece bireysel nedenlere dayanmadığını, uzun süreli operasyonel yük ve savaş ortamının getirdiği travmalarla doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor. Askeri psikologlar, özellikle çatışma bölgelerinde görev yapan genç askerlerin maruz kaldığı yoğun baskının, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) riskini artırdığını vurguluyor. IDF, bu vakaların önüne geçebilmek adına bünyesinde psikolojik destek hatları ve danışmanlık birimleri bulundursa da, mevcut istatistikler mevcut önlemlerin yeterli olmadığı tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Geçtiğimiz yıllarda da benzer artışlar kaydedildiğinde İsrail ordusu, bünyesindeki intihar vakalarını azaltmak için 'ruh sağlığı taramaları' ve 'komutan farkındalık eğitimleri' gibi bir dizi önlem açıklamıştı. Ancak sahadaki operasyonel yoğunluk ve askerlerin yaşadığı belirsizlik, bu tür programların etkinliğini sınırlayan temel faktörler olarak görülüyor. Özellikle zorunlu askerlik sistemine tabi olan gençlerin, sivil hayattan kopup yüksek riskli bir ortama girmesiyle yaşadığı adaptasyon süreci, ordunun en hassas olduğu konuların başında geliyor.
İsrail ordusunun geçmiş yıllara ait verileri incelendiğinde, intihar oranlarının belirli dönemlerde dalgalı bir seyir izlediği görülmektedir. Askeri tarihçiler ve sosyologlar, çatışma dönemlerinin yoğunlaştığı yıllarda bu tür trajik olaylarda artış yaşandığını, barış dönemlerinde ise bu sayının daha stabil bir çizgide seyrettiğini not ediyor. 17 rakamı, yıl henüz tamamlanmadan ulaşılan bir veri olması bakımından, ordunun son yıllardaki en kritik ruh sağlığı sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Gelecek dönemde İsrail ordusunun, askerlerin ruh sağlığına yönelik daha kapsamlı ve kişiselleştirilmiş bir destek sistemi kurması bekleniyor. Sadece kriz anında değil, askerlik süreci boyunca düzenli psikolojik takip mekanizmalarının işletilmesi, intihar vakalarını önlemek için atılabilecek en önemli adım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, askerlerin sivil hayata dönüş süreçlerinde de psikolojik rehberliğin artırılması, uzun vadeli toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıyor.
Özetle, İsrail ordusundaki intihar vakalarının ulaştığı nokta, askeri kurumların sadece lojistik ve stratejik değil, insan odaklı bir yönetim anlayışına ne kadar ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. 17 askerin kaybı, aileleri ve ordu teşkilatı için büyük bir yıkım anlamına gelirken, bu durumun askeri personel politikalarında köklü bir değişikliği tetiklemesi bekleniyor. Ordunun, personelinin ruh sağlığını korumak adına atacağı adımlar, önümüzdeki dönemde hem kamuoyu hem de uluslararası gözlemciler tarafından yakından takip edilecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.