
Bakan Çiftçi'den 'Milli Dayanışma' Kanunu Açıklaması: Devletin Kararlı İradesi
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni kanun düzenlemesinin bir taviz değil, terörle mücadelede kararlı bir tasfiye süreci olduğunu vurguladı.

İsrail yönetimi, Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Selfit kentindeki 2 bin 224 dönümlük Filistin arazisini 'askeri amaçlar' gerekçesiyle kamulaştırdığını açıkladı.
İsrail yönetimi, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Selfit kentinde bulunan 2 bin 224 dönümlük Filistin toprağının 'askeri amaçlarla' kullanılmak üzere el konulduğunu duyurdu. Bu karar, bölgedeki mülkiyet hakları ve yerleşim politikaları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirirken, yerel halk ve uluslararası gözlemciler için ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor. Söz konusu arazi, bölgedeki tarımsal faaliyetlerin merkezi konumunda bulunması nedeniyle stratejik bir öneme sahip.
Selfit kentindeki bu geniş arazi, bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturan zeytinlikler ve tarım alanlarını kapsıyor. Filistinli çiftçiler için geçim kaynağı olan bu bölgelerin askeri bölge ilan edilmesi, bölge halkının üretim kapasitesini doğrudan sekteye uğratıyor. Uzmanlar, bu adımın sadece bir arazi transferi değil, aynı zamanda bölgedeki demografik yapıyı değiştirme potansiyeli taşıyan sistematik bir uygulama olduğunu belirtiyor.
Uluslararası hukuk açısından işgal altındaki topraklarda gerçekleştirilen bu tür kamulaştırmalar, Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve toprak el koyma süreçlerini sıklıkla eleştiriyor. Ancak İsrail yönetimi, bu kararların güvenlik gerekçeleriyle alındığını savunarak uygulamalarını sürdürüyor.
Batı Şeria, 1967 yılından bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve bölgedeki yerleşim birimleri, barış görüşmelerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Geçtiğimiz yıllarda da benzer şekilde binlerce dönüm arazi 'devlet arazisi' veya 'askeri bölge' statüsüne alınarak yerleşimcilere açılmıştı. Bu durum, bölgedeki Filistin topluluklarının parçalanmasına ve birbirleriyle bağlantılarının kesilmesine neden oluyor.
Söz konusu kararın, bölgedeki huzursuzluğu artırması ve yeni diplomatik krizlere zemin hazırlaması bekleniyor. Filistin yönetimi ve sivil toplum kuruluşlarının kararı uluslararası mahkemelere taşıma hazırlığında olduğu biliniyor. Eğer bu tür uygulamalar devam ederse, iki devletli çözüm modelinin sahadaki gerçekliği tamamen ortadan kalkabilir.
Selfit'te yaşanan bu olay, İsrail-Filistin çatışmasının temelini oluşturan toprak mülkiyeti tartışmalarının en somut örneklerinden biri. Bölgedeki çiftçilerin geleceği ve mülkiyet hakları, önümüzdeki dönemde diplomasinin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek. Tarafların uzlaşmaz tutumu, bölge halkı için yaşam koşullarını daha da zorlu hale getiriyor.
Yükleniyor...

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni kanun düzenlemesinin bir taviz değil, terörle mücadelede kararlı bir tasfiye süreci olduğunu vurguladı.

11 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde hissedilen sarsıntılar sonrası AFAD verileri güncellendi. Vatandaşlar depremin merkez üssü ve büyüklüğü hakkında bilgi arayışına girdi.

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 12 maddelik kanun teklifiyle birlikte, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda önemli bir yasal aşama kaydedildi.

Libya'nın başkenti Trablus'un batısında yer alan Zaviye petrol deposunda, bölgedeki silahlı çatışmaların ardından büyük bir yangın çıktı.