
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İşgalci İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik saldırıları durmak bilmiyor. 2 Mart'tan bu yana düzenlenen acımasız saldırılarda hayatını kaybeden masum sivil sayısı 2 bini aştı. Uluslararası toplumun sessizliği ise yürekleri dağlıyor.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, uluslararası kamuoyunda derin bir endişe yaratmaya devam ediyor. 2 Mart'tan bu yana süregelen saldırılarda, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 2 binden fazla sivil hayatını kaybetti. Bu durum, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirirken, uluslararası toplumun sessizliği ise tepkilere neden oluyor.
Saldırılar, özellikle Lübnan'ın güney bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. İsrail ordusu, sivil yerleşim yerlerini hedef alarak, altyapıyı ve yaşam alanlarını kullanılamaz hale getiriyor. Hastaneler, okullar ve camiler de saldırılardan nasibini alırken, binlerce insan evsiz kaldı.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, İsrail'e saldırıları durdurma çağrısında bulunsa da, şu ana kadar somut bir sonuç alınamadı. İsrail, saldırılarını meşru müdafaa olarak nitelendirirken, uluslararası hukuk uzmanları bu iddiayı reddediyor. Uzmanlara göre, İsrail'in saldırıları, savaş suçları kapsamına giriyor.
Lübnan hükümeti, uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulundu. Ülke, artan sığınmacı sayısı ve altyapı hasarı nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıya. Lübnan Başbakanı, yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarının sadece Lübnan'ı değil, tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini belirtti.
Ortadoğu uzmanları, İsrail'in saldırılarının arkasında siyasi ve stratejik nedenler olduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre, İsrail, Lübnan'daki Hizbullah varlığını zayıflatmak ve bölgedeki nüfuzunu artırmak amacıyla bu saldırıları gerçekleştiriyor. Ancak, bu saldırıların sadece daha fazla şiddete ve istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulunuluyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi insan hakları kuruluşları, İsrail'in saldırılarını kınadı ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Kuruluşlar, İsrail'in savaş suçları işlediğine dair kanıtlar olduğunu ve sorumluların yargılanması gerektiğini vurguladı.
Bölgedeki gerginliğin artması, küresel enerji piyasalarını da olumsuz etkiliyor. Petrol fiyatları yükselirken, yatırımcılar güvenli limanlara yöneliyor. Uzmanlar, gerginliğin daha da tırmanması durumunda, küresel ekonominin ciddi şekilde etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun haline gelmiş durumda. Uluslararası toplumun, bu soruna kalıcı bir çözüm bulmak için harekete geçmesi ve İsrail'e baskı yapması gerekiyor. Aksi takdirde, bölgedeki şiddet sarmalı daha da derinleşecek ve masum sivillerin hayatı tehlikeye girmeye devam edecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.