
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İstanbul'da sabah saatlerinde etkisini artıran yoğun sis, hem kara hem de deniz ulaşımında aksamalara yol açtı. Görüş mesafesinin kritik seviyeye düşmesi nedeniyle İstanbul Boğazı gemi geçişlerine kapatıldı.
İstanbul genelinde sabahın erken saatlerinden itibaren etkisini gösteren yoğun sis tabakası, mega kentin günlük yaşamını ve ulaşım ağını doğrudan etkiledi. Özellikle Boğaz hattı ve çevresindeki ilçelerde görüş mesafesinin yer yer birkaç metreye kadar düşmesi, yetkilileri harekete geçirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, deniz güvenliğini riske atmamak adına İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğinin çift yönlü olarak askıya alındığını duyurdu.
Şehir hatları vapurları ve özel deniz motorları, sisin yoğunluğu nedeniyle seferlerinde gecikmeler yaşadı veya bazı rotalarda seferler tamamen iptal edildi. Deniz trafiğinin durması, karayolu üzerindeki köprü ve çevre yollarında yoğunluğun artmasına neden oldu. İşe yetişmeye çalışan binlerce vatandaş, toplu taşıma araçlarında ve feribot iskelelerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Denizcilik Genel Müdürlüğü, sisin dağılmasıyla birlikte trafiğin normale döneceğini bildirdi.
Sadece deniz trafiği değil, karayolu trafiği de olumsuz etkilendi. Görüş mesafesinin azalması nedeniyle sürücüler yollarda ilerlemekte güçlük çekerken, trafik ekipleri ana arterlerde önlemlerini artırdı. Özellikle Kuzey Marmara Otoyolu ve TEM bağlantı yollarında sürücülerin takip mesafesini korumaları ve hız sınırlarına uymaları konusunda uyarılar yapıldı. Trafik yoğunluk haritası, sabah saatlerinde yer yer koyu kırmızı renklere bürünerek ulaşımın ne kadar güçleştiğini gözler önüne serdi.
İstanbul'da yaşanan bu yoğun sis olayı, genellikle mevsim geçişlerinde görülen 'adveksiyon' tipi sis olarak adlandırılıyor. Sıcak havanın soğuk deniz yüzeyiyle teması sonucu oluşan bu meteorolojik fenomen, kentin nemli yapısı nedeniyle sıklıkla yaşanıyor. Meteoroloji uzmanları, deniz üzerindeki sıcaklık farklarının sisin yoğunluğunu belirlediğini ve bu durumun genellikle sabah saatlerinde etkili olup güneşin yükselmesiyle dağıldığını belirtiyor. İstanbul'un coğrafi yapısı, bu tür sis olaylarının kentin belirli bölgelerinde daha yoğun yaşanmasına sebebiyet veriyor.
İstanbul, coğrafi konumu itibarıyla deniz ve karanın buluştuğu bir noktada olduğu için yılın belirli dönemlerinde benzer sis olaylarına sahne oluyor. Geçmiş yıllarda da benzer hava koşulları nedeniyle Boğaz trafiğinin günlerce aksadığı dönemler kaydedilmişti. Özellikle kış aylarında sıklaşan bu durum, hem yerel yönetimler hem de liman işletmecileri için rutin bir kriz yönetimi konusu haline geldi. Şehir, bu tür doğa olaylarına karşı artık daha hızlı organize olabilen bir lojistik altyapıya sahip.
Meteoroloji uzmanları, sisin günün ilerleyen saatlerinde etkisini yitirmesini beklese de, bölgedeki nem oranının yüksek seyretmeye devam edeceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin ve deniz ulaşımı kullanıcılarının, güncel hava durumu raporlarını takip etmeleri gerektiği vurgulanıyor. Önümüzdeki günlerde rüzgarın yön değiştirmesiyle birlikte sisin dağılması ve ulaşımın tamamen normale dönmesi öngörülüyor.
İstanbul'da yaşanan sis, kentin ulaşım ağında geçici bir duraksamaya yol açsa da alınan güvenlik tedbirleri olası kazaların önüne geçti. Şehir, doğa olaylarının getirdiği kısıtlamalarla mücadelesini sürdürürken, vatandaşların sabırlı olması ve yetkili kurumların uyarılarını dikkate alması önem arz ediyor. Ulaşım normale dönene kadar toplu taşıma araçlarının kullanımı öneriliyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.