
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

TÜİK verilerine göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde ücretli çalışan sayısı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Toplam istihdam 15 milyon 970 bin 105 kişiye ulaştı.
Türkiye ekonomisinin temel taşlarını oluşturan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde istihdam verileri, ekonomik aktivitenin seyrine dair önemli ipuçları sunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre, ücretli çalışan sayısı bu yılın mayıs ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0,5 oranında sınırlı bir artışla 15 milyon 970 bin 105 olarak kaydedildi. Bu veriler, iş gücü piyasasındaki durağanlığın ve sektörlerin mevcut kapasitelerini koruma eğiliminin bir yansıması olarak okunuyor.
Sektörel bazda incelendiğinde, büyümenin homojen bir dağılım göstermediği görülüyor. Özellikle inşaat sektörü, kentsel dönüşüm projeleri ve devam eden altyapı çalışmalarıyla istihdamda hareketliliğin sürdüğü alanlardan biri olurken, sanayi sektöründe küresel talep koşullarına bağlı olarak daha kontrollü bir istihdam politikası izlendiği gözlemleniyor. Ticaret ve hizmet sektörü ise turizm sezonunun başlamasıyla birlikte istihdam artışına en büyük katkıyı sağlayan kalemlerden biri olmaya devam ediyor. Bu sektörler arasındaki dengeler, ekonomik büyüme hedefleriyle de doğrudan bağlantılı.
Yüzde 0,5'lik artış, istihdam piyasasında büyük bir daralmanın olmadığını ancak hızlı bir büyüme ivmesinin de yakalanamadığını ortaya koyuyor. Ekonomistler, bu durumu 'temkinli büyüme' olarak nitelendiriyor. Enflasyonist ortamda maliyet baskılarıyla mücadele eden işletmelerin, yeni istihdam yaratmak yerine mevcut kadrolarını koruma eğiliminde olduğu görülüyor. Bu durum, işsizlik oranlarının sabit kalmasında etkili olan temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Son birkaç yıllık verilere bakıldığında, Türkiye'de ücretli çalışan sayısının pandemi sonrası dönemde toparlanma sürecine girdiği ancak son aylarda büyüme hızının yavaşladığı görülüyor. Geçmişte özellikle imalat sanayindeki ihracat odaklı artışlar istihdamı tetiklerken, son dönemde yaşanan küresel ekonomik belirsizlikler iç piyasadaki işe alım kararlarını da etkiliyor. Uzmanlar, verimlilik artışının istihdam artışından daha öncelikli bir hedef haline geldiği bir dönemin yaşandığını belirtiyor.
Önümüzdeki aylarda, özellikle hizmet sektöründeki mevsimsel etkilerin azalması ve sanayi sektöründeki toparlanma beklentileri, istihdam verilerinin yönünü tayin edecektir. Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikaları ve mali disiplin önlemleri, işletmelerin yatırım ve istihdam kararlarını doğrudan etkilemeye devam edecek. İstihdamdaki artış hızının, ekonomik büyüme oranlarıyla paralel bir ivme kazanması bekleniyor.
Özetle, mayıs ayı verileri iş gücü piyasasında istikrarlı ancak yavaş bir büyüme dönemine işaret ediyor. 15,9 milyonluk çalışan sayısı, Türkiye'nin geniş bir iş gücü kapasitesine sahip olduğunu gösterse de, bu potansiyelin daha verimli kullanılması için sektörlerin desteklenmesi önem arz ediyor. Ekonomik veriler, önümüzdeki dönemde istihdam piyasasının dinamiklerini daha yakından takip etmemiz gerektiğini gösteriyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.