
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu’nun 1974 Barış Harekatı'na ilişkin aldığı kararı şiddetle kınadı. Bakanlık, kararın tarihi gerçekleri çarpıttığını belirtti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na yönelik aldığı karara karşı sert bir açıklama yayımladı. Bakanlık, kararın Kıbrıs Türk halkının varlığını ve meşru haklarını görmezden geldiğini, tarihi gerçekleri çarpıttığını ve taraflı bir tutum sergilediğini vurguladı. Bu gelişme, Kıbrıs meselesinin çözüm sürecinde Avrupa Birliği'nin takındığı tutumu bir kez daha tartışmaya açtı.
AP'nin kararı, 1974 yılında gerçekleştirilen Barış Harekatı'nı tek taraflı bir bakış açısıyla değerlendirerek, harekatın hukuki dayanaklarını yok sayıyor. KKTC makamları, bu kararın Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını ve uğradığı zulmü görmezden gelerek sadece Rum tarafının söylemlerini yansıttığını savundu. Hukuki açıdan bakıldığında, uluslararası antlaşmalardan doğan hakların korunması amacıyla yapılan bir müdahalenin bu şekilde çarpıtılması, bölgedeki güven ortamına zarar verici bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Bakanlık açıklamasında, Türkiye'nin 1974 yılındaki müdahalesinin, Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran bir barış ve özgürlük harekatı olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Kararın sadece KKTC'yi değil, aynı zamanda garantör ülke Türkiye'yi de hedef alması, Avrupa Parlamentosu'nun siyasi bir enstrüman haline geldiğinin bir göstergesi olarak nitelendirildi. Kıbrıs Türk halkının, kendi kaderini tayin etme hakkı ve Türkiye ile olan tarihsel bağı, bu tür kararlarla bozulamayacak kadar derin bir temele dayanıyor.
Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusundaki kararları, uzun yıllardır taraflı olması nedeniyle eleştiriliyor. Özellikle Rum tarafının AB üyeliği sonrasında, AP'nin her fırsatta Kıbrıs Türklerini dışlayan ve Türkiye'yi suçlayan bir dil kullanması, çözüm çabalarını olumsuz etkiliyor. Geçmişte Annan Planı gibi süreçlerde verilen sözlerin tutulmaması ve izolasyonların kaldırılmaması, Avrupa'nın Kıbrıs sorunundaki samimiyetini sorgulatan temel unsurlar arasında yer alıyor.
KKTC'nin gösterdiği bu sert tepki, adadaki statünün korunması ve uluslararası platformlarda sesinin duyurulması açısından büyük önem arz ediyor. Önümüzdeki süreçte, Türkiye ve KKTC'nin ortak diplomatik hamlelerle bu tür kararlara karşı daha güçlü bir duruş sergilemesi bekleniyor. Uluslararası toplumun, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm için gerçekçi ve tarafsız bir yaklaşım benimsemesi, bölgedeki gerilimin düşürülmesi için tek yol olarak öne çıkıyor.
Özetle, Avrupa Parlamentosu'nun aldığı bu karar, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamak yerine, halihazırda var olan kutuplaşmayı derinleştirmekten öteye gitmiyor. KKTC Dışişleri Bakanlığı'nın net duruşu, Kıbrıs Türklerinin haklı davasından vazgeçmeyeceğini ve tarihsel gerçeklerin arkasında durmaya devam edeceğini bir kez daha dünyaya ilan etmiş oldu.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.