
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya'nın Ukrayna krizinin çözümü için müzakerelere hazır olduğunu belirtti. Ancak Peskov, Kiev yönetiminin Batılı ülkeler tarafından çatışmayı sürdürmeye teşvik edildiğini savundu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov tarafından yapılan son açıklama, Rusya'nın Ukrayna krizine yönelik tutumunda müzakere vurgusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Peskov, Moskova'nın diplomatik çözüm yollarına açık olduğunu ifade ederken, mevcut çatışma ortamının devam etmesinden Batılı ülkelerin sorumlu olduğunu savundu. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda barış görüşmelerinin önündeki engellerin neler olduğu sorusunu yeniden tartışmaya açtı.
Peskov'un açıklamalarında dikkat çeken temel nokta, Kiev yönetiminin Avrupa ülkeleri tarafından atılan adımlarla cesaretlendirildiği iddiasıydı. Rusya tarafı, Ukrayna'nın bağımsız bir dış politika izlemek yerine Batı'nın stratejik hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini öne sürüyor. Bu durumun bir sonucu olarak Rusya, Ukrayna'daki 'özel askeri operasyon' olarak adlandırdığı askeri faaliyetlerini sürdürme kararlılığını koruyor. Askeri uzmanlar, sahadaki dengelerin müzakere masasını doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.
Ukrayna krizi, 2022'nin Şubat ayından bu yana küresel jeopolitik dengeleri derinden sarsmaya devam ediyor. Geçmişteki müzakere denemeleri, özellikle güvenlik garantileri ve toprak bütünlüğü gibi temel konularda yaşanan tıkanıklıklar nedeniyle kalıcı bir barışla sonuçlanmamıştı. Taraflar arasındaki güven eksikliği, diplomatik çözüm arayışlarını her seferinde sekteye uğratan en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Uluslararası toplum ise çatışmaların ekonomik yansımalarıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.
Siyaset bilimciler, Rusya'nın 'müzakereye açığız' mesajının hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma yönelik stratejik bir hamle olduğunu değerlendiriyor. Bir yandan askeri operasyonların devam etmesi, diğer yandan masaya oturma isteğinin dile getirilmesi, Rus dış politikasının 'güç kullanarak diplomasiyi zorlama' stratejisiyle uyumlu görülüyor. Avrupa ülkeleri ise Ukrayna'nın egemenlik haklarının korunması gerektiği konusunda kararlı bir tutum sergilemeye devam ediyor.
Yakın gelecekte, taraflar arasında doğrudan bir ateşkes veya kapsamlı barış anlaşması zemini oluşması için uluslararası arabulucuların rolünün kritik olacağı öngörülüyor. Ancak her iki tarafın da sunduğu ön şartlar, barış görüşmelerinin kısa vadede zorlu geçeceğine işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda sahadaki askeri gelişmelerin, diplomatik kanalların açılıp açılmayacağını belirlemede belirleyici bir etken olması bekleniyor.
Sonuç olarak Kremlin, müzakere kapısını aralık tutsa da, sahadaki çatışmaların dozajı azalmadan somut bir ilerleme kaydedilmesi oldukça güç görünüyor. Rusya'nın Batı'ya yönelik eleştirileri ve Kiev üzerindeki dış etki vurgusu, krizin çözümünde sadece iki tarafın değil, küresel güçlerin de uzlaşması gerektiğini kanıtlıyor. Barış arayışı, bölgesel istikrar için en büyük beklenti olmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.