
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'nin olası bir işgal girişimine karşı sert bir açıklama yaparak, ülkesini sonuna kadar savunacaklarını ve gerekirse bu uğurda öleceklerini belirtti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, son açıklamasıyla ABD ile Küba arasındaki uzun süredir devam eden gerilimi yeniden alevlendirdi. Canel, olası bir ABD işgali durumunda Küba'nın kararlılıkla direneceğini ve gerekirse bu uğurda canlarını feda edeceklerini vurguladı. Bu sert mesaj, Küba'nın egemenlik ve bağımsızlık konusundaki tavizsiz duruşunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Küba ve ABD arasındaki ilişkiler, Fidel Castro liderliğindeki devrimden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izledi. ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargo, adanın ekonomik gelişimini önemli ölçüde etkilerken, iki ülke arasındaki siyasi ve ideolojik farklılıklar da gerilimin sürmesine neden oldu. Soğuk Savaş döneminde yaşanan füze krizi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti.
Canel'in açıklamaları, Küba halkının olası bir işgal karşısında göstereceği direncin de bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Küba, tarih boyunca emperyalist güçlere karşı verdiği mücadelelerle tanınıyor. Bağımsızlık savaşları ve devrim, Küba halkının ulusal kimliğinin önemli bir parçası haline geldi.
Uzmanlar, Canel'in açıklamalarının sadece bir retorik olmadığını, aynı zamanda Küba'nın savunma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Küba ordusu, olası bir işgal durumunda gerilla taktikleri kullanarak direnmeye hazırlanıyor. Halkın silahlandırılması ve sivil direniş örgütlenmesi de bu stratejinin önemli unsurları arasında yer alıyor.
ABD'nin Küba'ya yönelik politikası, son yıllarda daha da sertleşti. Trump yönetimi, Obama döneminde başlayan normalleşme sürecini tersine çevirerek, ambargoyu sıkılaştırdı ve Küba'yı terörü destekleyen ülkeler listesine geri aldı. Biden yönetimi ise, bu politikaları kısmen yumuşatmaya çalışsa da, ambargo hala yürürlükte ve iki ülke arasındaki ilişkilerde belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor.
Canel'in açıklamaları, uluslararası arenada da yankı uyandırdı. Birçok ülke, Küba'nın egemenlik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Latin Amerika ülkeleri ise, Küba'ya destek mesajları göndererek, dayanışma içinde olduklarını gösterdi.
Gelecekte ABD ve Küba arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Ancak, Canel'in açıklamaları, Küba'nın bağımsızlık ve egemenlik konusundaki kararlılığının değişmeyeceğini açıkça ortaya koyuyor. Olası bir işgal durumunda Küba'nın göstereceği direnişin, bölgesel ve küresel dengeleri de etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Küba'nın bu kararlı duruşu, sadece ABD ile olan ilişkilerini değil, aynı zamanda diğer ülkelerle olan ilişkilerini de etkileyebilir. Küba, bağımsız dış politika izlemeye ve uluslararası arenada aktif bir rol oynamaya devam edecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.