
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, koleksiyonuna kattığı binlerce nadir eseri dijitalleştirerek araştırmacıların kullanımına sunuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarında önemli bir eşiği aşıyor. Bugün itibarıyla, "Yeni Yazmalar Koleksiyonu" kapsamında titizlikle kataloglanan ve dijital ortama aktarılan 6 bin 388 yazma eser, araştırmacıların ve tarih meraklılarının erişimine açılıyor. Bu adım, Türkiye’nin sahip olduğu zengin yazılı birikimin global çapta erişilebilirliğini artırmayı hedefliyor.
Söz konusu eserler, TÜYEK’in son dönemde satın alma yoluyla bünyesine kattığı, tarihsel değeri yüksek metinlerden oluşuyor. Eserlerin dijitalleştirilmesi süreci, uzman restoratörlerin ve kütüphanecilerin denetiminde, yüksek çözünürlüklü tarama teknolojileri kullanılarak gerçekleştirildi. Her bir eserin dijital kaydı, orijinal dokusunun bozulmaması için özel iklimlendirme ve koruma koşullarında yapıldı; bu sayede fiziksel olarak yıpranmış eserlerin içerikleri de güvenli bir şekilde kayıt altına alınmış oldu.
Dijital erişime açılan bu geniş koleksiyon, özellikle Orta Doğu ve İslam tarihi üzerine çalışan akademisyenler için eşsiz bir kaynak teşkil ediyor. Eserlerin dijital ortamda sunulması, fiziksel erişim zorluklarını ortadan kaldırarak dünyanın herhangi bir yerindeki araştırmacının, bu nadir metinleri incelemesine imkan tanıyor. Kataloglama sisteminin kullanıcı dostu arayüzü, araştırmacıların eserlere konu, dönem ve müellif bazlı kolayca ulaşabilmesini sağlıyor.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu, geçmiş yıllarda da benzer projelerle binlerce eseri dijital ortama aktarmıştı. Bu çalışmalar, sadece akademik bir faaliyet değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza oluşturma çabası olarak görülüyor. Yazma eserlerin dijitalleştirilmesi, aynı zamanda olası fiziksel kayıplara karşı bir sigorta görevi görerek, bu eserlerin binlerce yıl sonra dahi okunabilir kalmasını sağlıyor.
Bu dijitalleşme hamlesinin, önümüzdeki yıllarda tarih, edebiyat ve sanat tarihi alanlarında çok sayıda yeni tezin ve yayının yapılmasına zemin hazırlaması bekleniyor. Dijital ortamda erişilebilir olan eserlerin, özellikle dijital beşeri bilimler (digital humanities) alanında çalışan araştırmacılar tarafından yapay zeka ve veri madenciliği yöntemleriyle analiz edilmesi, literatüre yeni boyutlar kazandıracaktır. TÜYEK, bu projeyle dijital kütüphanecilik alanında dünya standartlarında bir örnek teşkil etmeyi amaçlıyor.
Sonuç olarak, Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun bu girişimi, kültürel mirasın demokratikleşmesi adına atılmış büyük bir adımdır. 6 bin 388 eserin dijital ortamda araştırmacılarla buluşması, Türkiye’nin tarihsel birikimini dünyaya açan bir köprü niteliği taşıyor. Bu tür projelerin artması, hem akademik üretkenliği artıracak hem de toplumsal hafızanın daha güçlü bir şekilde korunmasını sağlayacaktır.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.