
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin yarattığı arz endişeleri ve ABD'den gelecek kritik enflasyon verileri, küresel piyasalarda negatif bir hava yaratıyor.
Küresel piyasalar, Hürmüz Boğazı'nda artan jeopolitik gerilimin enerji tedarik zinciri üzerindeki riskleri tetiklemesiyle sarsılıyor. ABD ve İran arasındaki tansiyonun yükselmesi, petrol fiyatlarını yukarı çekerken, tahvil piyasasında ciddi bir satış baskısına neden oluyor. Yatırımcılar, güvenli liman arayışına girerken hisse senedi piyasalarında genel bir negatif seyir gözlemleniyor.
Jeopolitik risklerin yanı sıra ABD tahvil piyasasında yaşanan satışlar, borçlanma maliyetlerini yükselterek yatırımcıların risk iştahını azaltıyor. Özellikle 10 yıllık tahvil getirilerindeki yükseliş, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışlarını hızlandırıyor. Bu durum, küresel likiditenin daraldığı ve yatırımcıların daha ihtiyatlı hareket ettiği bir dönemi işaret ediyor.
Piyasaların gözü, bugün ABD'de açıklanacak enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, merkez bankasının para politikası üzerindeki elini zorlaştırabilir ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini tetikleyebilir. Yatırımcılar, enflasyonun dizginlenip dizginlenemediğini anlamak için açıklanacak verileri yakından takip ediyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor ve geçmişte yaşanan bölgesel krizlerde petrol fiyatlarının anlık olarak sert yükselişler yaşamasına neden olmuştu. Tarihsel olarak bakıldığında, boğazdaki güvenlik endişeleri küresel enerji maliyetlerini doğrudan etkileyerek enflasyonist baskıları artırıyor. Bu durum, dünya genelindeki merkez bankalarının fiyat istikrarı hedeflerini zorlaştıran bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, jeopolitik gerilimin çözüme kavuşmaması durumunda piyasalardaki oynaklığın artabileceği uyarısında bulunuyor. Eğer enerji arzında bir kesinti yaşanırsa, bunun küresel çapta bir ekonomik yavaşlamayı tetikleyebileceği öngörülüyor. Piyasaların yönünü, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan makroekonomik veriler ve diplomatik taraftan gelecek açıklamalar belirleyecek.
Özetle, küresel piyasalar hem jeopolitik risklerin hem de merkez bankalarının politika yönelimlerinin kıskacında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik ve ABD enflasyon verileri, önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.