
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD ve İran arasındaki gerilimin askeri müdahalelerle sürmesi, küresel piyasalarda risk iştahını baskılıyor. Japonya'da piyasaların kapalı olması işlem hacimlerini sınırlandırıyor.
Küresel finans piyasaları, haftanın ilk gününe jeopolitik gerilimlerin gölgesinde temkinli bir başlangıç yaptı. ABD ile İran hattındaki gerilimin karşılıklı askeri hamlelerle tırmanması, yatırımcıların güvenli liman arayışını tetiklerken, risk iştahını ciddi düzeyde törpüledi. Piyasa analistleri, bölgedeki tansiyonun enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki olası etkilerini yakından izliyor.
Haftanın ilk işlem gününde Japonya'da piyasaların resmi tatil nedeniyle kapalı olması, likiditeyi daraltan bir diğer önemli faktör olarak dikkat çekiyor. Asya piyasalarındaki bu boşluk, yatırımcıların daha az pozisyon almasına ve piyasaların dar bir bant aralığında hareket etmesine neden oluyor. Düşük işlem hacmi, piyasalardaki ani dalgalanmalara karşı kırılganlığı artırırken, yatırımcılar Avrupa ve ABD seanslarındaki verileri beklemeyi tercih ediyor.
Jeopolitik gerilim denildiğinde akla gelen ilk kalem olan petrol fiyatları, bölgedeki askeri hareketliliğin arz güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle yukarı yönlü bir seyir izliyor. Enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, gelişmiş ekonomilerde zaten yavaşlayan enflasyonla mücadele sürecini yeniden sekteye uğratabilir. Merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde baskı yaratan bu durum, yatırımcıların portföylerini yeniden değerlendirmesine yol açıyor.
Tarihsel olarak bakıldığında, benzer jeopolitik kriz anlarında küresel piyasaların ilk tepkisi genellikle hisse senedi piyasalarından kaçış ve altın gibi emtialara yöneliş şeklinde olmuştur. Geçmişteki bölgesel kriz dönemlerinde görülen volatilite, piyasaların bu tür şoklara karşı ne kadar hassas olduğunu kanıtlar nitelikte. Özellikle 2020 sonrası dönemde artan jeopolitik kırılganlıklar, yatırım stratejilerinde 'riski yönetme' unsurunu birincil öncelik haline getirdi.
Önümüzdeki günlerde piyasaların yönünü belirleyecek en önemli etken, bölgeden gelecek diplomatik mesajlar olacak. Gerilimin tırmanması durumunda borsalarda satış baskısının artması, aksi bir senaryoda ise kısa süreli bir toparlanma yaşanması bekleniyor. Yatırımcıların, merkez bankası yetkililerinin yapacağı açıklamalarla birlikte jeopolitik başlıkları eş zamanlı olarak takip etmesi gerekecek.
Özetle, küresel piyasalar belirsizliğin hakim olduğu zorlu bir haftaya giriş yaptı. Jeopolitik risklerin fiyatlandığı bu süreçte, yatırımcılar için anahtar kelime 'sabır' olmaya devam ediyor. Piyasalardaki genel eğilim, net bir diplomatik çözüm gelene kadar temkinli duruşun korunması yönünde şekilleniyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.