
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Küresel piyasalar, Orta Doğu'daki diplomatik beklentilerle moral bulurken, Asya'daki ekonomik veriler ve teknoloji sektöründeki değerleme endişeleriyle karışık bir seyir izliyor.
Küresel piyasalar, haftaya jeopolitik iyimserlik ve sektörel endişelerin gölgesinde karışık bir başlangıç yaptı. Orta Doğu'da bir uzlaşı sağlanabileceğine dair beklentiler yatırımcıların iştahını artırsa da, Asya tarafındaki ekonomik veriler ve yarı iletken sektöründeki değerleme tartışmaları temkinli bir duruşu zorunlu kılıyor. Piyasa aktörleri, hem makroekonomik verileri hem de bölgesel riskleri aynı anda fiyatlamaya çalışıyor.
Orta Doğu'da diplomatik çözüm arayışları, enerji fiyatları üzerindeki baskıyı azaltarak küresel risk iştahını destekliyor. Yatırımcılar, jeopolitik gerilimin azalmasının enflasyonist baskıları hafifletebileceği ve merkez bankalarının para politikalarında daha esnek hareket edebileceği görüşünü savunuyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan piyasalar için olumlu bir atmosfer yaratıyor.
Diğer taraftan, yarı iletken sektörü son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Sektördeki şirketlerin piyasa değerlemelerinin ulaştığı seviyeler, bazı analistler tarafından aşırı iyimser olarak nitelendiriliyor. Özellikle yapay zeka yatırımlarının karlılığa ne zaman yansıyacağına dair soru işaretleri, teknoloji hisselerinde zaman zaman satış baskısına yol açıyor.
Asya tarafında ise ekonomik büyüme rakamları ve tüketici güveni gibi veriler yakından izleniyor. Bölgedeki ekonomik yavaşlama endişeleri, küresel ticaretin geleceği açısından kritik bir gösterge olarak kabul ediliyor. Çin ekonomisinden gelen sinyaller, dünya genelindeki tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu için piyasalar tarafından dikkatle analiz ediliyor.
Küresel piyasalar, geçmişte de benzer dönemlerden geçti; jeopolitik risklerin baskın olduğu zamanlarda teknoloji hisseleri güvenli liman olarak görülürken, bazen de tam tersi durumlar yaşandı. 2000'li yılların başındaki teknoloji balonu veya 2008 krizinin yarattığı dersler, günümüz yatırımcılarının değerleme konusunda daha dikkatli olmasını sağlıyor. Uzmanlar, günümüz piyasasının geçmişe göre çok daha hızlı tepki verdiğini ve bilgi akışının fiyatları saniyeler içinde değiştirdiğini ifade ediyor.
Önümüzdeki süreçte, merkez bankalarının faiz kararları ve şirketlerin bilanço dönemleri piyasanın ana yönünü belirleyecek. Jeopolitik risklerin kontrol altında tutulması, piyasalardaki oynaklığın azalmasına yardımcı olabilir. Yatırımcıların, sektörel bazda seçici davranarak risklerini çeşitlendirmeleri önümüzdeki dönem için temel strateji olmaya devam edecek.
Sonuç olarak, küresel piyasalar belirsizliklerin ve fırsatların iç içe geçtiği bir dönemden geçiyor. Hem jeopolitik gelişmelerin seyri hem de teknoloji sektöründeki dönüşüm, önümüzdeki haftalarda piyasaların yönünü tayin edecek en önemli unsurlar olmaya devam edecek. Yatırımcılar için disiplinli ve verilere dayalı bir yaklaşım, bu dalgalı süreçte en güvenli liman olmaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.