
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan topraklarına yönelik gerçekleştirdiği yoğun saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 4 bin 333'e ulaştığını duyurdu.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, bölgedeki çatışmaların insani maliyetinin ulaştığı endişe verici boyutu gözler önüne sermektedir. 2 Mart tarihinde başlayan askeri operasyonlar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 333 olarak güncellenirken, binlerce sivilin yaralandığı ve bölgedeki altyapının ciddi hasar gördüğü belirtildi. Sağlık kurumları, kapasitelerinin üzerinde bir hasta yoğunluğuyla mücadele ederken, temel tıbbi malzemelere erişim konusunda büyük zorluklar yaşandığını ifade etmektedir.
Operasyonlar özellikle Lübnan'ın güney kesimleri ve başkent Beyrut'un banliyölerinde yoğunlaşmış durumda. Stratejik noktaların hedef alındığı iddia edilen saldırılarda, sivil yerleşim bölgelerinin de zarar görmesi bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı her geçen gün artarken, yerinden edilmiş bireylerin barınma ve gıda ihtiyaçları uluslararası toplumun öncelikli gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Artan can kayıpları karşısında uluslararası toplum, taraflara ateşkes çağrısında bulunmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, sivil yerleşimlere yönelik saldırıların uluslararası hukuka ve savaş hukukuna uygunluğu konusunda derin endişeler taşıdıklarını belirterek, bağımsız soruşturmalar yürütülmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Ancak diplomatik çözüm arayışları, sahadaki çatışmaların yoğunluğu nedeniyle henüz somut bir ilerleme kaydedemedi.
Lübnan, tarihsel süreçte birçok bölgesel çatışmanın merkezinde yer almış ve bu durum ülkenin sosyo-ekonomik yapısını sürekli bir kırılganlık içerisinde tutmuştur. Özellikle İsrail ile yaşanan geçmiş dönem gerilimleri, bölgedeki güvenlik mimarisinin ne kadar hassas olduğunu göstermektedir. Mevcut saldırılar, Lübnan'ın zaten ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde yaşandığı için ülkenin toparlanma sürecini on yıllarca geriye götürme riski taşıyor.
Uzmanlar, çatışmaların durmaması halinde Lübnan genelinde bir gıda güvenliği krizi ve sağlık sisteminin tamamen çökmesi tehlikesinin bulunduğunu belirtiyor. Bölgedeki sivil nüfus üzerinde oluşan psikolojik travma ve nesiller arası etkiler, çatışmalar sona erse dahi uzun yıllar boyunca hissedilecek bir yük yaratmaktadır. Uluslararası toplumun, insani yardım koridorlarının açık tutulması ve sivillerin korunması konusundaki kararlılığı, krizin daha fazla büyümemesi için hayati önem taşımaktadır.
Lübnan'da yaşanan bu trajik tablo, bölgesel barışın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. 4 bin 333 kişinin hayatını kaybetmesi, sadece rakamlardan ibaret olmayıp, binlerce ailenin parçalanması ve toplumsal bir yıkım anlamına geliyor. Çatışmaların bir an önce sonlandırılması, bölgedeki insani acıların dinmesi için atılması gereken en temel ve acil adımdır.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.