
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 4 bin 332’ye ulaştığını açıkladı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel veriler, bölgedeki çatışmaların vardığı vahim boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. 2 Mart tarihinde başlayan yoğun bombardıman süreci, geride binlerce kayıp ve derin bir insani kriz bıraktı. Yapılan resmi açıklamaya göre, İsrail ordusunun Lübnan topraklarına yönelik düzenlediği hava ve kara saldırıları sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 332'ye yükseldi.
Saldırıların odak noktası, özellikle Lübnan’ın güney kesimleri ile başkent Beyrut’un banliyöleri olmaya devam ediyor. Yoğun nüfuslu bölgelerin hedef alınması, sivil kayıpların oranını ciddi şekilde artırırken, yerleşim alanlarında ciddi bir yıkım tablosu oluştu. Sağlık ekipleri, enkaz altında kalanlara ulaşmak için büyük çaba sarf etse de, güvenlik gerekçeleri ve altyapı yetersizlikleri arama kurtarma faaliyetlerini sekteye uğratıyor.
Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte bölgedeki hastaneler ve sağlık merkezleri kapasitelerinin çok üzerinde hasta kabul etmek zorunda kaldı. Tıbbi malzeme eksikliği, elektrik kesintileri ve personel yetersizliği, yaralıların tedavi süreçlerini imkansız hale getiriyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, birçok sağlık tesisi saldırılarda hasar gördü ya da hizmet veremez duruma geldi, bu da krizin boyutunu sağlık boyutuyla da büyüttü.
Saldırıların başladığı günden bu yana, güvenlik endişesiyle evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnanlıların sayısı yüz binleri buldu. Ülke genelinde evsiz kalan aileler, okullarda veya geçici barınma merkezlerinde zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ediyor. Bu geniş çaplı göç, bölgedeki sosyal yapıyı ciddi şekilde sarsarken, tarım ve ticaret gibi temel sektörlerde de üretimin durmasına neden oldu.
Lübnan, geçmiş yıllarda da benzer çatışma süreçlerinden geçmiş olsa da, mevcut durumun yoğunluğu ve sivil kayıpların hızı, bölgedeki dengeyi bozma potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplum, 2006 yılından bu yana bölgede görülen en ağır insani tablolardan birinin yaşandığını belirtiyor. Diplomasi kanalları açık tutulmaya çalışılsa da, taraflar arasındaki ateşkes görüşmeleri henüz somut bir sonuç doğurmadı.
Uzmanlar, saldırıların devam etmesi halinde Lübnan’ın ekonomik olarak tamamen çökeceği ve bölgesel bir istikrarsızlık dalgasının çevre ülkelere sıçrayabileceği konusunda uyarıyor. Uluslararası toplumun acil bir ateşkes çağrısında bulunması, insani yardım koridorlarının açılması ve çatışmaların durdurulması bölgenin geleceği için kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Sonuç olarak, Lübnan’daki can kayıplarının 4 bin 332 gibi korkutucu bir sayıya ulaşması, bölgedeki çatışmaların durdurulması gerekliliğini acil kılıyor. Sadece askeri değil, aynı zamanda insani bir trajediye dönüşen bu süreçte, sivillerin korunması ve çatışmaların diplomatik yollarla çözüme kavuşturulması tek çıkış yolu olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.