
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD'li oyuncu Mark Ruffalo, UCM Başsavcısı Kerim Han'a yönelik tavrı nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert bir dille eleştirdi. Ruffalo, Netanyahu'yu 'manyak bir katil' olarak nitelendirdi.
ABD'li ünlü oyuncu ve aktivist Mark Ruffalo, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han'a yönelik tutumuna sosyal medya üzerinden çok sert bir tepki gösterdi. Ruffalo, Netanyahu'nun, hakkında tutuklama kararı çıkarma ihtimali bulunan Başsavcı Han'ı hedef alan açıklamalarını ve bu süreci engelleme çabalarını 'adaletten kaçma' girişimi olarak değerlendirdi. Paylaşımında oldukça sert bir dil kullanan oyuncu, Netanyahu'yu doğrudan hedef alarak tarihin bu süreci not ettiğini vurguladı.
Mark Ruffalo'nun tepkisinin temelinde, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sonrası UCM nezdinde başlatılan soruşturma süreci yatıyor. Başsavcı Kerim Han'ın, savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarıyla ilgili yürüttüğü incelemeler, İsrail yönetimi tarafından sürekli bir baskı unsuru olarak görülüyor. Netanyahu'nun, uluslararası hukuk mekanizmalarını itibarsızlaştırma çabası, sadece siyaset dünyasında değil, Hollywood gibi küresel kamuoyunu etkileyen platformlarda da ciddi bir tepki dalgasına yol açıyor. Ruffalo'nun 'tarihi etkileyemezsin' vurgusu, hukuki sürecin siyasi manevralarla gölgelenemeyeceğine olan inancını yansıtıyor.
Hollywood'un tanınmış simalarının küresel çatışmalarda taraf belirlemesi, kamuoyu algısı üzerinde önemli bir etkiye sahip. Mark Ruffalo, uzun yıllardır çevre sorunları, insan hakları ve Filistin meselesi gibi konularda oldukça ses getiren çıkışlarıyla bilinen bir isim. Bu tür açıklamalar, özellikle Batı dünyasındaki genç nesillerin İsrail-Filistin meselesine bakış açısını şekillendirmede belirleyici bir rol oynuyor. Ruffalo'nun bu çıkışı, sanat dünyasının sadece eğlence odaklı olmadığını, aynı zamanda küresel vicdanın sesi olma görevini de üstlendiğini gösteriyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin bağımsızlığı, günümüzde küresel siyasetin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Birçok ülke, UCM'nin yargı yetkisini tanırken, bazı büyük güçler mahkemenin kararlarını siyasi bulabiliyor. Ancak Kerim Han'ın yürüttüğü soruşturma, mağduriyetlerin giderilmesi noktasında uluslararası hukuk adına kritik bir sınav olarak görülüyor. Netanyahu'nun, mahkeme süreçlerini 'antisemitik' veya 'siyasi' olarak nitelendirmesi, uluslararası hukuk uzmanları tarafından savunma stratejisi olarak yorumlanıyor.
Önümüzdeki dönemde, UCM'nin İsrailli yetkililer hakkında alacağı olası kararların, uluslararası ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratması bekleniyor. Eğer mahkeme somut adımlar atarsa, sadece Netanyahu değil, birçok üst düzey yetkilinin uluslararası seyahatleri ve diplomatik dokunulmazlıkları ciddi risk altına girebilir. Bu durum, İsrail'in Batılı müttefikleriyle olan ilişkilerini de yeniden tanımlamasını zorunlu kılacaktır.
Özetle, Mark Ruffalo'nun çıkışı, sadece kişisel bir tepki değil, aynı zamanda uluslararası kamuoyunun hukuk arayışının bir yansımasıdır. Netanyahu'nun sert söylemlerine karşı yükselen bu sesler, hukukun üstünlüğü ilkesinin er ya da geç galip gelmesi gerektiğine dair toplumsal bir beklentiyi temsil ediyor. Yaşanan bu gergin süreç, küresel siyasetin gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları sunuyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.