
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Liderler Zirvesi kapsamında müttefik ülkelerin savunma bakanlarıyla bir araya gelerek bölgesel güvenlik konularını değerlendiriyor.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi marjında, müttefik ülkelerin savunma bakanlarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Zirvenin ana gündem maddeleri olan kolektif savunma, caydırıcılık stratejileri ve bölgesel krizlerin çözümüne yönelik atılacak adımlar, Güler’in ikili görüşmelerinin merkezinde yer alıyor. Bu temaslar, Türkiye’nin NATO’nun güney kanadındaki stratejik konumunu pekiştirmeyi ve müttefiklerle olan operasyonel uyumu artırmayı hedefliyor.
Görüşmelerde özellikle terörle mücadele, sınır güvenliği ve Karadeniz’deki istikrar gibi Türkiye için hayati önem taşıyan başlıklar ön plana çıkıyor. Bakan Güler, müttefik ülkelerin savunma bakanlarına Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve bu mücadelenin NATO’nun genel güvenliğine olan katkılarını detaylı bir şekilde aktarıyor. Ayrıca, savunma sanayii iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak tatbikatların kapsamının genişletilmesi gibi teknik detayların da masada olduğu belirtiliyor.
NATO çatısı altındaki bu ikili görüşmeler, Türkiye’nin ittifak içerisindeki etkinliğini artırmak adına kritik bir rol oynuyor. Bakan Güler, müttefik ülkelerle yürütülen bu diyalogların, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda NATO’nun 2030 ve sonrası için belirlediği stratejik hedeflere ulaşması açısından da belirleyici olduğunu vurguluyor. Görüşmelerde, güven artırıcı önlemlerin yanı sıra ortak savunma bütçelerinin etkin kullanımı hususunda da görüş alışverişinde bulunuluyor.
NATO’nun genişleme süreci ve değişen küresel tehdit algısı, Bakan Güler’in temaslarında sıkça değindiği bir diğer konu. Özellikle siber güvenlik, hibrit tehditler ve enerji güvenliği gibi modern savaş doktrinlerinin merkezinde yer alan alanlarda Türkiye’nin tecrübeleri, müttefikler tarafından ilgiyle takip ediliyor. Güler, Türkiye’nin ittifak içindeki rolünün sadece bir üye devlet olarak değil, aynı zamanda bölgesel bir istikrar unsuru olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.
Türkiye, 1952 yılından bu yana NATO’nun en önemli ve en büyük ikinci ordusuna sahip üyesi olarak ittifakın yükünü çeken ülkelerden biri olmuştur. Geçmişte yaşanan soğuk savaş döneminden günümüzün çok kutuplu dünyasına kadar Türkiye, NATO’nun sınırlarını koruma ve ittifakın savunma kapasitesini artırma noktasında her zaman öncü rol üstlenmiştir. Bugün yapılan görüşmeler de bu tarihsel misyonun modern dünyadaki yansımaları olarak değerlendirilebilir.
Bakan Güler’in yürüttüğü bu diplomasi trafiğinin, önümüzdeki dönemde NATO kararlarına doğrudan etki etmesi bekleniyor. Özellikle savunma harcamalarının artırılması ve ittifakın operasyonel kabiliyetlerinin güncellenmesi konularında Türkiye’nin ortaya koyacağı vizyon, NATO’nun önümüzdeki on yılını şekillendirecek temel unsurlardan biri olacak. Bu süreçte Türkiye’nin diplomatik ağırlığı, ittifak içindeki karar alma mekanizmalarını daha da güçlendirebilir.
Sonuç olarak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in gerçekleştirdiği ikili görüşmeler, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını korurken aynı zamanda ittifakın bütünlüğünü sağlama çabasının bir göstergesidir. Zirve boyunca yapılacak olan bu görüşmeler, Türkiye’nin küresel güvenlik denklemindeki vazgeçilmez yerini bir kez daha teyit ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.