
ABD Başkanı Trump'tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na Destek
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İran lideri Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'in nerede olduğu, uluslararası istihbarat servisleri arasında büyük bir merak konusu. 150 gündür kamuoyu önüne çıkmayan ve dublör kullandığı iddia edilen Hamaney için CIA ve Mossad yoğun bir arama faaliyeti yürütüyor.
İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in oğlu ve potansiyel halefi olarak görülen Mücteba Hamaney'in durumu, küresel istihbarat birimlerinin odağında yer alıyor. Yaklaşık 150 gündür hiçbir resmi etkinlikte görülmeyen ve iletişim araçlarını kullanmadığı belirtilen Hamaney hakkında çeşitli spekülasyonlar dolaşıyor. CIA ve Mossad gibi dünyanın önde gelen istihbarat teşkilatlarının, Hamaney'in yerini tespit etmek için yoğun bir çaba sarf ettiği bildiriliyor.
İngiliz The Times gazetesinde yer alan habere göre, Mücteba Hamaney'in yerini gizlemek için oldukça sofistike yöntemler kullandığı ifade ediliyor. Özellikle 'dublör' kullanımı fikrinin, devletin en üst düzey koruma stratejilerinden biri olabileceği üzerinde duruluyor. Hamaney'in modern teknolojik cihazları kullanmaktan kaçınması, dijital iz bırakmasını zorlaştırarak istihbarat birimlerinin işini daha da güçleştiriyor.
İran'ın iç siyasi dengeleri göz önüne alındığında, Mücteba Hamaney'in konumu kritik bir öneme sahip. Babasının ardından göreve gelmesi beklenen isimler arasında öne çıkan Mücteba, uzun yıllardır İran'ın güvenlik bürokrasisi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Geçmişte yaşanan benzer iç karışıklıklarda veya liderlik değişimlerinde uygulanan 'izole etme' stratejisi, bugün Mücteba Hamaney'in korunması için de kullanılıyor olabilir.
Uzmanlar, Hamaney gibi üst düzey bir figürün bu kadar uzun süre 'hayalet' gibi hareket edebilmesini, İran'ın istihbarat ağı olan Devrim Muhafızları'nın koruma kalkanıyla açıklıyor. Dijital sinyalleri izlemek yerine fiziksel saha operasyonlarına ağırlık veren istihbarat birimleri, bu tür kapalı devre sistemlerde bilgi toplamanın oldukça riskli ve zor olduğunu vurguluyor. Geçmişte de benzer şekilde izini kaybettiren siyasi figürlerin, genellikle iktidar konsolidasyonu süreçlerinde bu yöntemi tercih ettiği biliniyor.
Mücteba Hamaney'in kayboluşu, yalnızca İran iç siyasetini değil, bölgesel istikrarı da doğrudan etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Özellikle Tahran'ın dış politikadaki hamleleri ve nükleer müzakereler gibi hassas konularda Hamaney'in görüşlerinin ne yönde olduğu, uluslararası aktörler tarafından yakından takip ediliyor. Eğer Mücteba Hamaney'in bir sağlık sorunu varsa veya bir iç darbe girişimiyle karşı karşıyaysa, bu durum bölgedeki dengeleri kökten değiştirebilir.
Önümüzdeki günlerde, Mücteba Hamaney'in ortaya çıkıp çıkmayacağı veya hakkındaki iddiaların doğrulanıp doğrulanmayacağı merak ediliyor. İstihbarat birimlerinin elde edeceği olası bir ipucu, İran'ın gelecekteki liderlik yapısına dair önemli bir projeksiyon sunacaktır. Dünya kamuoyu, Tahran'dan gelecek resmi bir açıklamayı veya Hamaney'in sessizliğini bozacak bir görüntüyü bekliyor.
Mücteba Hamaney'in 150 gündür süren sessizliği, sadece bir güvenlik önlemi mi yoksa derin bir krizin işareti mi olduğu sorusunu beraberinde getiriyor. Modern dünyada bir kişinin izini bu denli profesyonelce kaybettirebilmesi, İran'ın kendi içindeki kapalı kutu yapısını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yükleniyor...

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Messina Bölge Müzesi'nde büyük bir sanat hırsızlığı yaşandı. Rönesans döneminin önemli isimlerinden Antonello da Messina'ya ait dört değerli eser kimliği belirsiz kişilerce çalındı.

Ukrayna, savaşın başından bu yana gerçekleştirdiği en büyük hava saldırılarından birini Rusya topraklarına düzenledi. Yüzlerce İHA'nın kullanıldığı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti.

ABD ve İran arasındaki gerilim sürerken, Neçirvan Barzani'nin Beyaz Saray ile İran Devrim Muhafızları arasında gizli bir iletişim kanalı kurulmasına aracılık ettiği öne sürüldü.