
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, İslam dünyasında dayanışmanın ve paylaşmanın simgesi aşure geleneği ile idrak ediliyor. 2026 yılı Muharrem ayı bitiş tarihi ve aşure gününün önemi haberimizde.
İslam dünyasının en önemli manevi dönemlerinden biri olan Muharrem ayı, hem tarihi olayların yaşandığı hem de paylaşma kültürünün en üst seviyeye çıktığı bir zaman dilimidir. Hicri yılın başlangıcı olan bu ayda, Müslümanlar tarafından hazırlanan ve farklı bakliyatların, meyvelerin bir araya gelmesiyle oluşan aşure, toplumsal dayanışmanın en tatlı simgesi olarak kabul edilir. Hanelerde kaynayan aşure kazanları, komşularla paylaşılarak birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı dini takvimine göre, Muharrem ayı içerisinde idrak edilen Aşure Günü, İslam geleneğinde önemli bir yere sahiptir. Muharrem ayının onuncu gününe denk gelen bu özel gün, aynı zamanda birçok peygamberin hayatındaki önemli olayların gerçekleştiği bir zaman dilimi olarak bilinir. Vatandaşlar, Muharrem ayının bitiş tarihini ve bu özel günün takvimdeki yerini her yıl olduğu gibi bu yıl da yakından takip ediyor.
Aşure geleneği, sadece bir mutfak ritüeli değil, aynı zamanda farklılıkların bir araya gelerek bir bütün oluşturması mesajını taşır. Sosyologlar, aşurenin bu birleştirici yapısının toplumsal barışa katkı sağladığını ve geçmişten günümüze nesiller arası bir köprü kurduğunu vurgulamaktadır. İslam tarihindeki hüzünlü olayların yanı sıra, bu ayın şükür ve tövbe günleri olarak değerlendirilmesi, Müslümanlar için manevi bir yenilenme fırsatı sunar.
Günümüzde modern yaşamın getirdiği hızlı tempoya rağmen, aşure yapıp komşulara dağıtma geleneği Türkiye’nin dört bir yanında varlığını sürdürmektedir. Özellikle büyükşehirlerde, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen toplu aşure etkinlikleri, bu kadim kültürün genç kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Uzmanlar, bu tür kültürel pratiklerin korunmasının toplumun aidiyet duygusunu güçlendirdiğini belirtiyor.
Aşure geleneğinin dijitalleşen dünyada nasıl bir evrim geçireceği merak konusudur. Ancak geleneksel tariflerin ve paylaşma ritüelinin, toplumsal dokunun temel taşlarından biri olarak kalmaya devam edeceği öngörülmektedir. Gelecek yıllarda da Muharrem ayı, İslam dünyasının bir araya geldiği ve manevi iklimin paylaşıldığı en önemli dönemlerden biri olma özelliğini koruyacaktır.
Muharrem ayı, manevi derinliği ve kültürel zenginliğiyle her yıl olduğu gibi 2026 yılında da toplumun her kesimini kucaklıyor. Aşure günü, dayanışmanın ve şükretmenin bir ifadesi olarak kalplerdeki yerini korurken, bu ayın sonunda Müslümanlar yeni bir hicri yıla girmenin huzurunu yaşamaya devam ediyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.