
ABD Başkanı Trump'tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na Destek
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

NATO üyesi ülkelerin savunma bütçelerini artırma hedefi, Avrupa genelinde ekonomik dengeleri zorlarken, ittifak içinde yeni bir tartışma dönemini beraberinde getiriyor.
NATO'nun yaklaşan zirvesi öncesinde, üye ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 2'sine çıkarma taahhüdü, ittifak içindeki en hararetli gündem maddesi haline geldi. Birçok Avrupa ülkesi, artan jeopolitik riskler nedeniyle savunma bütçelerini genişletmek zorunda kalırken, bu durum ekonomik büyüme ve sosyal refah harcamaları üzerinde baskı yaratıyor. İttifak içinde, savunma yükünün nasıl paylaşılacağı konusunda belirgin bir görüş ayrılığı yaşanıyor.
Özellikle enflasyonist baskıların ve enerji maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde, savunma sanayisine aktarılan devasa bütçeler, hükümetlerin mali manevra alanını daraltıyor. Almanya ve Fransa gibi Avrupa'nın lokomotif ekonomileri, hem sanayilerini modernize etmek hem de savunma kapasitelerini güçlendirmek gibi ikili bir zorlukla karşı karşıya. Bazı üye ülkeler ise sınırlı bütçeleriyle bu hedeflere ulaşmanın imkansız olduğunu belirterek, ortak bir savunma fonu oluşturulması çağrısında bulunuyor.
NATO içindeki tartışmalar, sadece bütçe miktarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda bu bütçenin hangi alanlarda kullanılması gerektiği konusunda da derinleşiyor. Bazı üyeler teknolojik modernizasyona öncelik verilmesi gerektiğini savunurken, diğerleri konvansiyonel silah stoklarının artırılması gerektiğine vurgu yapıyor. Bu durum, ittifakın kolektif savunma stratejisi üzerinde bir fikir birliği sağlanmasını güçleştiriyor. Uzmanlar, bu durumun NATO'nun operasyonel bütünlüğüne zarar verebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
NATO'nun kuruluşundan bu yana savunma harcamaları, ittifakın varlık sebebinin temelini oluşturmuştur. Soğuk Savaş dönemindeki yüksek harcama seviyeleri, 90'lı yıllarda yerini bir 'barış temettüsü' beklentisine bırakmıştı. Ancak 2014 Kırım krizi ve sonrasındaki gelişmeler, üye ülkeleri savunma harcamalarını yeniden artırmaya zorladı. Bugün gelinen noktada, savunma harcamaları artık bir seçenek değil, güvenlik mimarisinin zorunlu bir parçası olarak görülüyor.
Önümüzdeki yıllarda NATO'nun, üyelerinin ekonomik kapasiteleriyle savunma ihtiyaçlarını dengeleyen daha esnek bir bütçe mekanizmasına geçmesi bekleniyor. Özellikle yapay zeka, siber savunma ve insansız hava araçları gibi alanlara yapılan yatırımların, geleneksel askeri harcamaların yerini alacağı öngörülüyor. Eğer bu denge sağlanamazsa, ittifak içinde daha derin siyasi çatlakların oluşması kaçınılmaz görünüyor.
NATO, tarihindeki en zorlu dönemlerden birini yaşıyor. Savunma harcamaları üzerindeki tartışmalar, aslında üye ülkelerin kolektif güvenlik taahhütlerine olan bakış açısını yansıtıyor. Zirve, bu bütçe krizinin bir çözüme kavuşturulup kavuşturulmayacağını belirlemek adına kritik bir eşik olacak.
Yükleniyor...

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump tarafından bölgesel istikrar için önemli bir adım olarak nitelendirildi.

İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Messina Bölge Müzesi'nde büyük bir sanat hırsızlığı yaşandı. Rönesans döneminin önemli isimlerinden Antonello da Messina'ya ait dört değerli eser kimliği belirsiz kişilerce çalındı.

Ukrayna, savaşın başından bu yana gerçekleştirdiği en büyük hava saldırılarından birini Rusya topraklarına düzenledi. Yüzlerce İHA'nın kullanıldığı saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti.

ABD ve İran arasındaki gerilim sürerken, Neçirvan Barzani'nin Beyaz Saray ile İran Devrim Muhafızları arasında gizli bir iletişim kanalı kurulmasına aracılık ettiği öne sürüldü.