
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın eleştirilerine yanıt vererek Türkiye'nin insani diplomasideki öncü rolüne dikkat çekti. Çelik, Türkiye'nin bölgesel ve küresel krizlerdeki duruşunun 'insanlık ittifakı' adına en güçlü ses olduğunu ifade etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son günlerde siyaset gündemine taşınan eleştirilere yönelik kapsamlı bir açıklamada bulundu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın AK Parti ve hükümet politikalarına yönelik yönelttiği eleştirileri reddeden Çelik, Türkiye'nin dış politika vizyonunu ve insani krizlerdeki duruşunu savundu. Çelik, Türkiye'nin bölgesel meselelerdeki tutumunun, dar siyasi çıkar gruplarının ötesinde bir 'insanlık ittifakı' temelinde şekillendiğini belirtti.
Çelik'in açıklamalarında öne çıkan en önemli husus, Türkiye'nin dünyadaki insani krizlere yaklaşımıydı. Özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar ve insani dramlar karşısında Türkiye'nin aldığı inisiyatifin, uluslararası toplum nezdindeki itibarını pekiştirdiğini vurguladı. Türkiye'nin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de mazlumların sesi olma misyonunu taşıdığını belirten Çelik, bu duruşun bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
DEM Parti kanadından gelen eleştirilerin, Türkiye'nin yürüttüğü bu çok boyutlu dış politikayı hedef almasının haksız olduğunu savunan Çelik, muhalefetin söylemlerinin gerçeklikten kopuk olduğunu öne sürdü. Türkiye'nin terörle mücadele ve bölgesel güvenlik konularındaki kararlı tutumunun, aslında insani değerlerin korunması adına atılmış adımlar olduğunu hatırlattı. Çelik, 'insanlık ittifakı' kavramını, tüm kimliklerin üzerinde birleştirici bir üst kimlik olarak tanımladı.
Türkiye, son yirmi yılda bölgesel krizlerde arabulucu rolüyle öne çıkan bir aktör haline geldi. Özellikle tahıl koridoru krizi, esir takasları ve diplomatik çözüm arayışları, Türkiye'nin 'insanlık ittifakı' söylemini destekleyen somut örnekler olarak kabul ediliyor. Geçmişte yaşanan benzer tartışmalarda da hükümet yetkilileri, Türkiye'nin dış politikasının milli menfaatler ve insani değerler dengesi üzerine kurulduğunu savunmuştu.
Önümüzdeki süreçte Türkiye'nin bu söylemini uluslararası platformlarda daha yüksek sesle dile getirmesi bekleniyor. Özellikle Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarda, Türkiye'nin 'dünya beşten büyüktür' çıkışı ve insani diplomasi vurgusu, dış politikanın ana omurgasını oluşturmaya devam edecek. Bu durumun, iç siyasetteki tartışmaları ne yönde etkileyeceği ise siyasi gözlemciler tarafından yakından takip ediliyor.
Özetle, Ömer Çelik'in açıklamaları hükümetin hem iç siyasetteki eleştirilere karşı bir savunma mekanizması hem de dış politikadaki iddialı duruşunun bir yansıması olarak okunabilir. Türkiye'nin bölgesel bir güçten küresel bir aktöre evrilme süreci, bu tür söylemlerle kamuoyuna anlatılmaya devam ediliyor. Siyasetin kutuplaştığı bir ortamda, insani değerlerin ortak payda olarak vurgulanması, hükümetin stratejik iletişiminin temelini oluşturuyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.