
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik sert açıklamalarda bulundu. Çelik, Netanyahu'nun eylemlerini 'cinayet' olarak nitelendirdi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail'in bölgedeki politikalarına ve özellikle Başbakan Binyamin Netanyahu'nun tutumuna yönelik sert eleştirilerini dile getirdi. Çelik, yaptığı açıklamada Netanyahu yönetimi için 'şebeke' ifadesini kullanarak, bölgede sürdürülen askeri operasyonların ve sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu açıklamalar, Türkiye'nin İsrail'e yönelik resmi söyleminin son dönemde ne kadar sertleştiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ömer Çelik, Netanyahu'nun izlediği politikaların sadece bölgesel barışı değil, küresel güvenlik dengelerini de tehdit ettiğini savundu. Özellikle sivil yerleşim yerlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukuk açısından ciddi bir suç teşkil ettiğini belirten Çelik, dünya kamuoyunun bu duruma yeterince tepki göstermemesini eleştirdi. AK Parti sözcüsü, Netanyahu'nun kendi iktidarını korumak için bölgesel bir çatışma ortamını körüklediğini iddia etti.
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, son yıllarda Filistin meselesi üzerinden sık sık gerilimli bir sürece giriyor. Ankara, İsrail'in politikalarının bölgesel istikrarı bozduğunu savunurken, Netanyahu hükümeti ise güvenlik gerekçelerini öne sürerek operasyonlarını meşrulaştırmaya çalışıyor. Ömer Çelik'in açıklamaları, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin altını çizerken, İsrail üzerindeki diplomatik baskının artırılması yönündeki kararlılığı da yansıtıyor.
Türkiye, uzun yıllardır İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözüm modelini savunuyor ve 1967 sınırlarına dayalı bağımsız bir Filistin devletinin gerekliliğini vurguluyor. Geçmişte yürütülen diplomatik kanallar, zaman zaman yaşanan krizlerle kesintiye uğrasa da Türkiye, bölgedeki insani krizin çözümü için aktif bir arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor. Ancak Netanyahu yönetimiyle yaşanan güven bunalımı, diplomatik süreçlerin ilerlemesini zorlaştıran en büyük etken olarak görülüyor.
Çelik'in bu çıkışının, uluslararası arenada Türkiye'nin pozisyonunu netleştirdiği ve İslam dünyasında İsrail karşıtı söylemi güçlendirdiği gözlemleniyor. Gelecek dönemde Türkiye'nin, İsrail üzerindeki yaptırım taleplerini uluslararası platformlarda daha yüksek sesle dile getirmesi ve bölgedeki insani yardımların ulaştırılması için diplomatik baskı kurmaya devam etmesi bekleniyor. İsrail'in tutumunda bir değişiklik olmaması durumunda, Ankara'nın mevcut sert söylemini koruyacağı öngörülüyor.
Ömer Çelik'in Netanyahu yönetimine yönelik sert tepkisi, Türkiye'nin bölge politikalarındaki tavizsiz duruşunu temsil ediyor. İnsani değerlerin ve uluslararası hukukun ön planda tutulması gerektiğini savunan Ankara, İsrail'in askeri eylemlerini bir 'cinayet' olarak tanımlayarak dünya kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyor. Siyasi gerilimin önümüzdeki günlerde farklı platformlarda da tartışılmaya devam edeceği tahmin ediliyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.