
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD ve İran arasındaki kırılgan ateşkes, daha ilk 24 saatte büyük bir sınavdan geçiyor. İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırısı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, bölgedeki gerilimi tırmandırıyor.
Ortadoğu'da sular durulmuyor. ABD ve İran arasında varılan göstermelik ateşkes, daha mürekkebi kurumadan tehlike sinyalleri vermeye başladı. İsrail'in Lübnan'a yönelik başlattığı hava harekatı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırarak, ateşkesin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısının nedeni henüz net olarak bilinmiyor. Ancak bazı kaynaklar, saldırının Hizbullah'ın bölgedeki faaliyetlerine misilleme olarak gerçekleştirildiğini iddia ediyor. İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, saldırının 'terörle mücadele' kapsamında gerçekleştirildiğini ve sivillerin zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alındığını belirtti.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ise bölgedeki enerji akışını sekteye uğratma potansiyeli taşıyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası ve bu boğazın kapanması, küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. İran, daha önce de ABD ile yaşadığı gerginlikler sırasında Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuştu.
Bu gelişmeler, ABD ve İran arasındaki ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ateşkesin amacı, taraflar arasında güven tesis etmek ve diyalog kanallarını açık tutmaktı. Ancak İsrail'in saldırısı ve İran'ın tehdidi, bu amaca ulaşılmasını zorlaştırıyor.
Uzmanlar, bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısının, Hizbullah'ın misilleme yapmasına yol açabileceği ve bu durumun, bölgedeki diğer aktörleri de çatışmaya dahil edebileceği belirtiliyor.
Uluslararası toplum, tarafları itidale davet ediyor ve ateşkesin korunması için çaba gösteriyor. Ancak bölgedeki karmaşık siyasi ve askeri dengeler, bu çabaları zorlaştırıyor. Özellikle ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek, bölgedeki gerilimi tırmandıran önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Gelecekte, Ortadoğu'da istikrarın sağlanması için öncelikle taraflar arasında güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Bunun için de diyalog kanallarının açık tutulması, provokatif eylemlerden kaçınılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, bölgedeki çatışma ortamının daha da derinleşmesi ve yayılması kaçınılmaz olabilir.
Sonuç olarak, Ortadoğu'daki durum son derece kritik. Ateşkesin korunması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için tüm tarafların sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Uluslararası toplumun da bu süreçte aktif rol oynaması ve tarafları diyalog masasına oturtmak için çaba göstermesi büyük önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.