
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Türkiye'de kişi başına düşen plastik atık miktarının dünya ortalamasını aştığını belirterek, plastik kullanımındaki artışın çevresel risklerine dikkat çekti.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, dünya genelinde plastik üretiminin ve buna bağlı olarak atık miktarının endişe verici bir hızla arttığını vurguladı. 2000 yılından bu yana plastik kullanımının 234 milyon tondan 460 milyon tona ulaştığına işaret eden Ağırbaş, bu artışın ekosistem üzerindeki baskısını rakamlarla ortaya koydu. Dünya genelinde atık miktarının 156 milyon tondan 353 milyon tona çıkması, plastik kirliliğinin küresel bir felakete dönüştüğünü kanıtlıyor.
Türkiye'ye özel verileri paylaşan Ağırbaş, kişi başına düşen yıllık plastik atık miktarının 48 kilogram seviyesine ulaştığını belirtti. Bu rakam, dünya ortalamasının üzerinde seyrederek Türkiye'nin plastik atık yönetimi konusunda daha radikal adımlar atması gerektiğini gösteriyor. Özellikle tek kullanımlık plastiklerin yaygınlığı, atık yönetim sistemleri üzerindeki yükü ciddi oranda ağırlaştırıyor.
Plastik atıkların sadece bir çöp sorunu olmadığını, aynı zamanda ekonomik bir kayıp olduğunu belirten uzmanlar, geri dönüşüm süreçlerinin optimize edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Türkiye'de hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını teşvik etse de, plastik tüketimindeki artış hızının geri dönüşüm kapasitesinin önünde gittiği görülüyor. Döngüsel ekonomi modeline geçiş, sadece çevresel değil, aynı zamanda hammadde verimliliği açısından da bir zorunluluk haline geldi.
Plastiklerin doğada çözünmesi yüzyıllar sürebiliyor ve bu süreçte mikroplastiklere dönüşerek su kaynaklarına, toprağa ve nihayetinde insan sağlığına ciddi zararlar veriyor. Denizlerdeki plastik kirliliğinin biyolojik çeşitliliği doğrudan tehdit ettiği biliniyor. Uzmanlar, plastik kullanımının sınırlandırılmaması durumunda 2050 yılına kadar okyanuslardaki plastik miktarının balık sayısını geçebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Son yirmi yılda tüketim toplumuna geçişin hızlanması, ambalajlı ürünlere olan talebi artırdı. 2000'li yılların başından itibaren paketli gıda sektöründeki büyüme, plastik kullanımının ana motoru oldu. Toplumun genelinde bir farkındalık oluşsa da, plastik alternatiflerinin pahalı olması veya yeterli düzeyde erişilebilir olmaması, bireysel bazda atık azaltma çabalarını kısıtlıyor.
Önümüzdeki süreçte plastik vergisinin artırılması, biyobozunur malzemelerin teşvik edilmesi ve plastik kullanımına yönelik yasakların genişletilmesi bekleniyor. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle plastik atık miktarını düşürmeye yönelik stratejilerin, orta vadede Türkiye'yi bu alanda öncü bir konuma taşıyabileceği öngörülüyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tüketim alışkanlıklarının kökten değişmesi şart.
Özetle, plastik atık miktarı küresel ve yerel düzeyde alarm veriyor. Samed Ağırbaş'ın paylaştığı veriler, mevcut plastik yönetim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bireysel farkındalığın yanı sıra endüstriyel dönüşümün de hız kazanması, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için kritik öneme sahip.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.