
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 10 Ağustos'un halkın doğrudan iradesiyle cumhurbaşkanını seçtiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 10 Ağustos tarihinin, vesayet sisteminin sona ermesi ve milli iradenin kurumsallaşması açısından taşıdığı değere dikkat çekti. Çelik, Recep Tayyip Erdoğan'ın halk tarafından doğrudan seçilen ilk cumhurbaşkanı olmasının, Türkiye'deki yönetim anlayışını kökten değiştirdiğini belirtti. Bu süreç, sadece bir seçim değil, aynı zamanda devlet ile millet arasındaki mesafenin tamamen ortadan kalktığı bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirildi.
Türkiye, uzun yıllar boyunca cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafındaki krizlerle ve vesayetçi yaklaşımlarla mücadele etmiştir. Ömer Çelik, bu tartışmaların halkın doğrudan sandığa giderek iradesini beyan etmesiyle birlikte nihayete erdiğini ifade etti. Seçilmiş cumhurbaşkanlığı makamı, yürütme erkinin meşruiyet kaynağını doğrudan millete dayandırması bakımından, Türk demokrasisinin en güçlü sütunlarından biri haline geldi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte, halkın seçtiği liderin yönetimde söz sahibi olması daha etkin bir yapıya kavuştu. Çelik, bu gelişmenin sadece bir sistem değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal beklentilerin yönetim süreçlerine dahil edilmesi anlamına geldiğini savundu. Siyasi iradenin bu şekilde kurumsallaşması, devletin kriz dönemlerinde daha hızlı ve kararlı kararlar alabilmesinin önünü açtı.
Türkiye'nin çok partili hayata geçişinden bu yana yaşanan siyasi çalkantılar, genellikle yürütme ve yasama arasındaki uyumsuzluklardan kaynaklanıyordu. 10 Ağustos tarihi, bu uyumsuzluğu giderecek olan 'halkın hakemliği' mekanizmasının devreye girdiği gün olarak tarihe geçti. Geçmişteki cumhurbaşkanı seçimlerinin meclis içerisinde yarattığı tıkanıklıklar hatırlatıldığında, halk oylamasının bu tıkanıklıkları aşmada ne kadar kritik bir çözüm olduğu görülmektedir.
Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda bu demokratik model üzerinden daha güçlü bir istikrar dönemine gireceği öngörülüyor. Halkın doğrudan seçtiği bir liderin varlığı, dış politikadan ekonomiye kadar her alanda uzun vadeli planlamaların daha güvenle yapılabilmesini sağlıyor. Siyasi iradenin bu şekilde güçlenmesi, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekteki etkinliğini doğrudan etkileyen bir faktör olmaya devam edecektir.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamaları, Türkiye'nin demokratikleşme yolculuğunda kat ettiği mesafenin altını çiziyor. 10 Ağustos, vesayetin tasfiye edildiği ve milletin iradesinin devlet yönetimine tam olarak yansıdığı bir tarih olarak hafızalardaki yerini koruyor. Bu süreç, Türk siyasi sisteminin kendi iç dinamikleriyle nasıl olgunlaştığını göstermesi açısından büyük önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.