
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD'nin, Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur'u BM Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı adaylığından çekilmesi için vize iptaliyle tehdit ettiği öne sürüldü. Bu iddia, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı ve ABD'nin Filistin politikası yeniden sorgulanmaya başlandı.
İddialara göre, Donald Trump yönetimi, Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur'u BM Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı adaylığından çekilmemesi halinde vizesini iptal etmekle tehdit etti. Bu durum, ABD ve Filistin arasındaki gergin ilişkileri daha da tırmandırabilecek potansiyele sahip.
Bu iddia, uluslararası diplomasi çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı. Birleşmiş Milletler gibi çok taraflı bir platformda, bir ülkenin temsilcisinin bu şekilde tehdit edilmesi, diplomatik teamüllere aykırı olarak değerlendiriliyor. Özellikle Filistin meselesi gibi hassas bir konuda, bu tür bir müdahalenin bölgedeki istikrarı olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Riyad Mansur, Filistin'in BM'deki en önemli temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Mansur, uzun yıllardır Filistin'in haklarını savunmak için BM'de aktif rol oynuyor ve uluslararası kamuoyunda saygın bir figür olarak kabul ediliyor. Adaylıktan çekilmesi durumunda, Filistin'in BM'deki temsil gücünün zayıflayacağı düşünülüyor.
ABD'nin bu iddialara henüz resmi bir yanıt vermemesi, konunun ciddiyetini artırıyor. Ancak, geçmişte Trump yönetiminin Filistin'e yönelik aldığı kararlar ve sergilediği tutum göz önüne alındığında, bu tür bir baskının olası olduğu yorumları yapılıyor. Trump yönetimi, daha önce Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve ABD Büyükelçiliği'ni Kudüs'e taşımıştı. Ayrıca, Filistin'e yapılan yardımları da kesmişti.
Bu iddiaların doğruluğu kanıtlanırsa, ABD'nin uluslararası imajı ciddi şekilde zarar görebilir. Birleşmiş Milletler gibi küresel bir örgütte, üye ülkelerin temsilcilerine yönelik bu tür bir baskı, ABD'nin çok taraflılığa olan bağlılığı konusunda soru işaretleri yaratabilir. Ayrıca, bu durum diğer ülkelerin de benzer yöntemlere başvurmasına yol açarak, uluslararası ilişkilerde güvensizliği artırabilir.
Filistin-İsrail meselesi, uzun yıllardır uluslararası toplumun gündeminde olan karmaşık bir sorun. ABD'nin bu soruna yönelik tutumu, bölgedeki barış sürecini doğrudan etkiliyor. Trump yönetiminin Filistin'e yönelik sert politikaları, barış görüşmelerinin yeniden başlamasını zorlaştırıyor ve bölgedeki gerginliği artırıyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu tür eylemlerinin Filistin halkı arasında daha fazla radikalleşmeye yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Umutsuzluk ve adaletsizlik duygusu, genç Filistinlileri şiddete yöneltebilir ve bölgedeki istikrarı daha da bozabilir. Bu nedenle, uluslararası toplumun Filistin meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulmak için daha fazla çaba göstermesi gerekiyor.
Önümüzdeki günlerde, bu iddiaların daha da netleşmesi ve ABD'den resmi bir açıklama gelmesi bekleniyor. Ancak, şimdiden bu durum, ABD-Filistin ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor ve uluslararası arenada geniş yankı uyandırıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.