
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Suriye'deki bir mahkeme, ülkeden firar eden Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Necib Atıf hakkında idam cezasına hükmetti. Karar, ülkedeki hukuki süreçlerin geldiği yeni aşamayı gözler önüne seriyor.
Suriye'de devam eden hukuki süreçler kapsamında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Ülkeden firar eden Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve Esad'in kuzeni Necib Atıf, yargılandıkları mahkeme tarafından gıyaplarında idama mahkum edildi. Bu karar, uzun süredir devam eden iç karışıklıkların ardından kurulan yeni hukuki yapının attığı en radikal adımlardan biri olarak kaydedildi.
Mahkeme tarafından açıklanan gerekçeli kararda, sanıkların görev süreleri boyunca işledikleri iddia edilen suçlar ve devlete karşı gerçekleştirilen eylemler detaylandırıldı. İddianamede, Beşar Esad ve yakın çevresinin devlet otoritesini suistimal ettiği, kamu kaynaklarını kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığı ve ülke genelinde yaşanan insani krizlerde doğrudan sorumluluk taşıdığı belirtildi. Mahir Esad ve Necib Atıf için ise özellikle askeri operasyonlar ve güvenlik birimlerinin yönetimi konusundaki rolü vurgulandı.
Beşar Esad'ın yönetimde olduğu dönem, Suriye'de on yılı aşkın süredir devam eden ve yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği iç savaşla anılıyor. Ailenin en önemli figürlerinden biri olan Mahir Esad ise özellikle 4. Zırhlı Tümen'in komutanı olarak uzun yıllar boyunca güvenlik politikalarının merkezinde yer almıştı. Kuzen Necib Atıf ise rejimin finansal ve lojistik ağlarının kilit isimlerinden biri olarak biliniyordu. Bu isimlerin ülkeden ayrılmasıyla birlikte, Suriye'deki yeni yönetim kademeleri bu kişilerin yargılanması için özel mahkemeler kurma yoluna gitti.
Suriye'deki bu yargı süreci, uluslararası hukuk standartları ve savaş suçları mahkemeleriyle paralellik taşıyan bir zeminde yürütülüyor. Geçmişte birçok ülkede benzer şekilde rejim değişikliği sonrası yaşanan yargılamalar, toplumsal hafızanın tazelenmesi ve adaletin tesis edilmesi açısından kritik bir öneme sahip. Hukukçular, bu tür kararların sadece yerel değil, uluslararası arenada da takip edildiğini ve gelecekteki olası iade talepleri için hukuki bir zemin oluşturabileceğini ifade ediyor.
İdam kararlarının uygulanabilmesi için sanıkların Suriye topraklarında bulunması gerektiği göz önüne alındığında, bu kararın sembolik ve diplomatik bir ağırlığı bulunuyor. İlerleyen süreçte bu isimlerin uluslararası arenada hareket alanlarının kısıtlanması ve farklı ülkelerdeki mal varlıklarının dondurulması gibi ek yaptırımların gündeme gelmesi bekleniyor. Ayrıca, kararın bölgesel dengeler ve Suriye'nin gelecekteki siyasi yapısı üzerinde de dolaylı etkileri olacağı öngörülüyor.
Özetle, Suriye mahkemesinin verdiği bu karar, ülkedeki eski yönetim kademesinin yargılanması sürecinde yeni bir dönemi temsil ediyor. Kararın hukuki geçerliliği ve sanıklar üzerindeki etkisi, önümüzdeki günlerde uluslararası hukuk çevrelerinde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor. Mahkeme, ülkenin geçmişiyle hesaplaşma çabasını bu kararla bir kez daha tescil etmiş oldu.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.