
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkenin zenginleştirilmiş uranyumunu ABD'ye taşıyacağı yönündeki iddialarını kesin bir dille yalanladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, uranyumun ülke dışına çıkarılmasının söz konusu olmadığını ve bu konunun müzakereye açık olmadığını vurguladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarıyla ilgili sert bir yanıt verdi. Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun gizlice ABD'ye taşınacağı yönünde bir iddiada bulunmuştu. Bekayi, bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve İran'ın nükleer programının şeffaf bir şekilde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde olduğunu belirtti.
Bekayi, yaptığı açıklamada, "İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu hiçbir şekilde ülke dışına çıkarılmayacak ve bu konu müzakere masasında değildir. Bu, İran'ın ulusal güvenliğiyle ilgili bir meseledir ve taviz verilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı. İran'ın nükleer programı, uzun yıllardır uluslararası toplumun gündeminde yer alıyor. 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ile İran, nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı kabul etmiş, karşılığında ise uluslararası yaptırımlar kaldırılmıştı. Ancak, Donald Trump'ın 2018'de ABD'yi KOEP'ten çekmesi ve İran'a yeniden yaptırımlar uygulamaya başlamasıyla gerilim yeniden tırmanmıştı.
İran, KOEP'ten çekilmesinin ardından nükleer faaliyetlerini kademeli olarak artırmaya başlamış ve uranyum zenginleştirme oranlarını anlaşmada belirtilen sınırların üzerine çıkarmıştı. Bu durum, uluslararası toplumda endişelere yol açmış ve İran'ın nükleer silah elde etme potansiyeli konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmişti. Uzmanlar, İran'ın nükleer programının geleceğiyle ilgili farklı senaryolar öngörüyor. Bazı uzmanlar, İran'ın nükleer silah elde etme niyetinde olmadığını ve programının sadece enerji üretimi amaçlı olduğunu savunurken, diğerleri ise İran'ın bölgesel güç dengelerini değiştirmek ve caydırıcılık sağlamak amacıyla nükleer silah geliştirmeye çalıştığını iddia ediyor.
İran'ın nükleer programı, sadece bölgesel değil, küresel güvenlik açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir konu. Uluslararası toplumun, İran'ın nükleer faaliyetlerini yakından takip etmesi ve diplomatik çözümler arayışını sürdürmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bölgede yeni bir silahlanma yarışı ve daha da büyük bir istikrarsızlık riski ortaya çıkabilir. İran'ın bu konudaki tutumu, önümüzdeki dönemde Ortadoğu'daki siyasi ve askeri dengeleri derinden etkileyecek gibi görünüyor.
Trump'ın bu iddiaları, özellikle ABD'de yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde dikkat çekici bir zamanlamaya sahip. Siyasi gözlemciler, Trump'ın bu tür açıklamalarla seçmen tabanını konsolide etmeyi ve dış politikada sert bir duruş sergileyerek destek toplamayı amaçladığını belirtiyor. Ancak, bu tür provokatif açıklamaların uluslararası ilişkileri daha da gerginleştirebileceği ve diplomatik çözümleri zorlaştırabileceği de unutulmamalı.
İran'ın nükleer programı, Ortadoğu'daki güç dengelerini derinden etkileyen ve küresel güvenlik açısından önemli sonuçlar doğurabilecek bir konu olmaya devam ediyor. Uluslararası toplumun, bu konudaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve diplomatik çözümler arayışını sürdürmesi, bölgedeki istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.