
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'ya yönelik yaptırım tasarısına İran'ın da eklenmesi gerektiğini savundu. Bu çağrı, ABD'nin dış politika stratejisinde yeni bir tartışma başlattı.
ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti tarafından hazırlanan ve Rusya'ya yönelik yaptırımları içeren yasa tasarısı üzerinde önemli bir değişikliğe gidilmesi çağrısında bulundu. Trump, tasarının kapsamının genişletilerek İran'ın da yaptırım listesine dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Bu adım, ABD'nin dış politikada 'maksimum baskı' stratejisini yeniden ön plana çıkarabileceği şeklinde yorumlandı.
Rusya'ya yönelik yaptırımların temelinde, ülkenin uluslararası politikadaki faaliyetleri ve bölgesel etkileri yatıyor. Trump'ın İran'ı da bu sürece dahil etme talebi, iki ülkeye karşı tek bir yasal çerçeve üzerinden baskı kurma amacı taşıyor. Cumhuriyetçi kanatta bu önerinin nasıl bir karşılık bulacağı merak edilirken, tasarının yasalaşma süreci için Washington'da hareketli günler yaşanıyor.
ABD Kongresi'ndeki bazı kesimler, yaptırım paketlerinin birleştirilmesinin diplomatik süreçleri karmaşıklaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Trump'ın baskısı, tasarının içeriğinde önemli değişikliklerin yapılabileceğini gösteriyor. Özellikle yaptırımların uygulanma şekli ve kapsamı, hem Rusya hem de İran ile olan ikili ilişkileri doğrudan etkileme potansiyeline sahip.
ABD, geçmişten bu yana hem Rusya'ya hem de İran'a karşı çeşitli yaptırım mekanizmaları uygulamıştır. Özellikle İran'a yönelik yaptırımlar, nükleer program ve bölgesel vekil güçler üzerinden yürütülen politikalarla ilişkilendirilirken, Rusya yaptırımları genellikle seçim müdahalesi ve bölgesel çatışmalarla gerekçelendiriliyor. Bu iki ülkenin aynı yaptırım tasarısı içinde anılması, ABD'nin 'küresel rakip' tanımlamasını güncellediğini gösteriyor.
Dış politika uzmanları, bu hamlenin ABD'nin İran üzerindeki baskıyı artırmak için Rusya ile olan gerilimi bir kaldıraç olarak kullanma girişimi olduğunu vurguluyor. Yaptırımların ekonomik etkilerinin yanı sıra, küresel enerji piyasalarına da yansıması kaçınılmaz görünüyor. Trump'ın bu çağrısı, gelecekteki dış politika kararlarının daha sert ve bütüncül bir yaklaşımla şekilleneceğinin sinyallerini veriyor.
Eğer İran'ın dahil edildiği genişletilmiş bir yaptırım tasarısı kabul edilirse, Ortadoğu ve Avrupa siyasetinde yeni bir dönemin kapıları açılabilir. Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerinin ABD ile olan yaptırım politikası uyumunda yeni çatlaklara yol açabilir. Uluslararası piyasalar, yaptırımların detaylarını ve uygulama tarihlerini yakından takip ederek risk analizlerini güncelliyor.
Başkan Trump'ın yaptırım tasarısı ile ilgili önerisi, ABD'nin dış politika önceliklerini net bir şekilde ortaya koyuyor. İran'ın sürece dahil edilmesi, yaptırımların sadece bir ülkeyi değil, bölgesel bir dengeyi hedeflediğini kanıtlıyor. Washington'daki yasal süreçlerin ilerleyişi, önümüzdeki haftalarda küresel siyasetin ana gündemini oluşturmaya devam edecek.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.