
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi araştırmacıları, aseton ve kükürt kullanarak geliştirdikleri yeni nesil elektroaktif polimer ile pil ömrünü uzatmayı ve şarj hızını artırmayı hedefliyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) bünyesinde yürütülen akademik bir çalışma, enerji depolama teknolojilerinde önemli bir eşiği aşmaya hazırlanıyor. Bilim insanları, aseton ile elementel kükürdü özgün bir polimerizasyon yöntemiyle birleştirerek, elektroaktif özellik gösteren yeni bir polimer yapısı geliştirdi. Bu yenilikçi yaklaşım, mevcut lityum-iyon pillerin kapasite ve şarj süresi gibi kronik sorunlarına çözüm getirme potansiyeli taşıyor.
Araştırmanın temelinde, kimyasal açıdan oldukça kararlı ve esnek bir yapı kuran kükürt bazlı polimerlerin sentezlenmesi yer alıyor. Aseton gibi yaygın ve uygun maliyetli bir çözücü ile elementel kükürdün reaksiyona sokulması, endüstriyel ölçekte üretim için büyük bir avantaj sağlıyor. Geliştirilen polimerin yüksek elektroaktif kapasitesi, pillerin iyon iletim hızını artırarak şarj süreçlerini kısaltırken, aynı zamanda deşarj sırasında enerji kaybını minimuma indiriyor.
Kükürt, doğada bol bulunan ve çevreci bir malzeme olması nedeniyle enerji depolama araştırmalarında uzun süredir mercek altındaydı. Ancak kükürdün iletkenlik sorunları, ticari uygulamalarda büyük bir engel teşkil ediyordu. YTÜ ekibi, geliştirdikleri hibrit polimerizasyon tekniğiyle kükürdün bu dezavantajlı yapısını dönüştürerek, yüksek performanslı elektrotlar üretmeyi başardı. Bu durum, sadece telefon veya dizüstü bilgisayarlar için değil, elektrikli araç bataryaları için de devrimsel bir adım olarak değerlendiriliyor.
Dünya genelinde enerji depolama pazarı, lityum kaynaklarına olan bağımlılık nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Mevcut pillerin şarj döngüsü sınırlı ve zamanla kapasite kaybına uğruyor. Özellikle elektrikli araçların yaygınlaşması, daha hafif, daha hızlı şarj olan ve daha uzun ömürlü batarya teknolojilerine olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Türk bilim insanlarının bu çalışması, ithal enerji depolama çözümlerine bağımlılığı azaltma noktasında stratejik bir öneme sahip.
Laboratuvar ortamında elde edilen bu başarılı sonuçların endüstriyel prototiplere dönüştürülmesi, enerji depolama maliyetlerini ciddi oranda aşağı çekebilir. Uzmanlar, bu polimerin ticarileşmesiyle birlikte elektrikli araçların menzilinin artacağını ve şarj sürelerinin dakikalara inebileceğini öngörüyor. Önümüzdeki süreçte yapılacak olan stabilite testleri, teknolojinin seri üretim kapasitesini belirleyecek.
YTÜ'lü araştırmacıların geliştirdiği bu hibrit polimer teknolojisi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir malzeme kullanımı açısından önemli bir başarıyı temsil ediyor. Yerli kaynaklarla geliştirilen bu yöntem, küresel batarya pazarında Türkiye’nin teknoloji geliştirici konumunu güçlendirebilir. Çalışmanın yakın gelecekte endüstriyel iş birlikleriyle sahaya inmesi bekleniyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.