
Foça'da Deniz Keyfi Tehlikeye Dönüştü: İki Kişi Sürüklenerek Kurtarıldı
Foça'da denize açılan baba ve çocuğu, lastik botun sürüklenmesi sonucu mahsur kaldı. Sahil Güvenlik ekiplerinin başarılı operasyonu ile ikili kurtarıldı.

Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi önümüzdeki hafta Türkiye'de gerçekleştirilecek. Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nin ardından bu büyük organizasyona ikinci kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Küresel güvenlik mimarisinin en önemli yapı taşlarından biri olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), tarihi kararların alınacağı kritik bir zirve için Türkiye'de bir araya geliyor. Önümüzdeki hafta düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve savunma stratejilerinin yeniden şekillendiği son derece kritik bir döneme denk geliyor. Türkiye, bu dev zirveye ev sahipliği yaparak uluslararası diplomasideki oyun kurucu ve stratejik rolünü bir kez daha küresel ölçekte kanıtlamış olacak.
Zirve kapsamında üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu'da derinleşen istikrarsızlık ve Asya-Pasifik bölgesindeki yeni güvenlik tehditleri üzerinde duracak. Ayrıca ittifakın savunma bütçelerinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranının artırılması, caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi ve yeni nesil siber tehditlere karşı ortak savunma kalkanlarının kurulması gibi teknik konular da masaya yatırılacak. Türkiye'nin ise özellikle terörle mücadelede müttefiklerin daha somut ve samimi adımlar atması yönündeki beklentilerini en üst düzeyde dile getirmesi bekleniyor.
İttifakın en büyük ikinci askeri gücüne sahip olan Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla Doğu ile Batı arasında hayati bir güvenlik ve lojistik köprü vazifesi görüyor. Zirve boyunca gerçekleştirilecek çok sayıda ikili görüşmede, Karadeniz'in güvenliği, küresel gıda krizinin önlenmesinde kritik rol oynayan tahıl koridoru ve bölgesel istikrarın korunması gibi stratejik meseleler ele alınacak. Türk diplomasisi, zirve süresince dengeli, uzlaştırıcı ve arabulucu rolünü ön plana çıkararak küresel barışa ve ittifakın birliğine katkı sağlama misyonunu kararlılıkla sürdürecek.
Bu dev organizasyon öncesinde ev sahibi şehirde güvenlik ve lojistik hazırlıklar en üst düzeye çıkarıldı. Binlerce emniyet mensubu, özel harekat timleri, askeri unsurlar ve istihbarat birimleri zirvenin gerçekleştirileceği alanlarda tam koordinasyon içinde 24 saat esasına göre çalışıyor. Havalimanlarından konaklama tesislerine, toplantı salonlarından uluslararası basın merkezlerine kadar tüm teknolojik ve fiziksel altyapı, dünya liderlerini ve beraberindeki binlerce kişilik heyetleri en güvenli ve konforlu şekilde ağırlamak üzere titizlikle revize edildi.
Türkiye, NATO'ya üye olduğu 1952 yılından bu yana ittifakın sınır güvenliğine, barış gücü misyonlarına ve ortak askeri operasyonlarına en çok katkı sağlayan ilk beş ülkeden biri konumunda bulunuyor. Türkiye daha önce 2004 yılında İstanbul'da düzenlenen ve ittifakın genişleme süreçleri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilen 17. NATO Zirvesi'ne büyük bir başarıyla ev sahipliği yapmıştı. Aradan geçen tam 20 yılın ardından bu büyük zirvenin yeniden Türkiye'de yapılması, Ankara'nın ittifak içindeki vazgeçilmez askeri ve siyasi ağırlığını bir kez daha tescilliyor.
Soğuk Savaş döneminde iki kutuplu dünyanın askeri dengelerini korumak amacıyla kurulan NATO, günümüzde asimetrik tehditler, hibrit savaş yöntemleri ve siber saldırılarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle son yıllarda yaşanan bölgesel çatışmalar, ittifakın sadece askeri bir savunma paktı değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir dayanışma platformu olarak da kendini güncellemesini zorunlu kıldı. Türkiye'deki zirve, bu yeni dönemin stratejik konsept belgesinin uygulanabilirliğini ve müttefikler arası dayanışmayı test etmek açısından tarihi bir sınav niteliği taşıyor.
Bu tarihi zirvede alınacak kararların, önümüzdeki on yıllık süreçte küresel savunma harcamalarını, askeri konuşlandırmaları ve jeopolitik ittifakları doğrudan etkilemesi öngörülüyor. Özellikle Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerindeki askeri varlığın kalıcı olarak artırılması yönündeki kararların bu zirvede netleşmesi bekleniyor. Ayrıca, savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltacak ortak üretim projeleri ve üye ülkeler arasında kritik askeri teknoloji paylaşımı anlaşmalarının imzalanması da geleceğe yönelik en güçlü beklentiler arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan 36. NATO Zirvesi, sadece üye ülkelerin ortak savunmasını değil, tüm dünyanın barış ve istikrar arayışını yakından ilgilendiriyor. Zirveden çıkacak ortak bildirinin, diplomatik kanalları açık tutarak çatışmaları önleyici ve caydırıcı bir etki yaratması tüm dünya kamuoyu tarafından umut ediliyor. Türkiye, bu dev organizasyonu başarıyla tamamlayarak bölgesel ve küresel barışın inşasında üstlendiği öncü ve yapıcı rolü bir kez daha dünyaya göstermiş olacak.
Yükleniyor...

Foça'da denize açılan baba ve çocuğu, lastik botun sürüklenmesi sonucu mahsur kaldı. Sahil Güvenlik ekiplerinin başarılı operasyonu ile ikili kurtarıldı.

İran'ın gerçekleştirdiği saldırılar sonrası bölgede tansiyon yükseldi. Bahreyn'de sirenler çalarken, Kuveyt hava savunma sistemlerini aktif hale getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geliştirilmesine katkılarından dolayı İkinci Derece Liyakat Nişanı takdim etti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen öğrencilerin eğitim süreçlerini aksatmamaları adına özel öğrencilik hakkını bir yıl daha uzatma kararı aldı.