
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanıma kararını kınadı. Bakanlık, bu adımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya hükümetinin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde İsrail’in egemenliğini tanıdığına dair aldığı karara karşı resmi bir tepki yayınladı. Yapılan açıklamada, söz konusu kararın uluslararası hukuk normlarını hiçe saydığı ve bölgedeki barış zeminini zedelediği belirtildi. Türkiye, bu tür tek taraflı hamlelerin bölgedeki istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısında bulunarak, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizdi.
Golan Tepeleri, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı uyarınca buradaki ilhak girişimi hukuken geçersiz kabul ediliyor. Kolombiya’nın bu tutumu, uzun yıllardır süregelen uluslararası mutabakatın aksine bir yönelim sergiliyor. Diplomatik kaynaklar, bu tür hamlelerin İsrail-Filistin meselesi ve Suriye iç savaşı gibi hassas dengeler üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini savunuyor.
Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması konusundaki kararlı duruşunu her platformda dile getiriyor. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, bölgede kalıcı huzur ve istikrarın tesis edilmesinin ancak uluslararası meşruiyet çerçevesinde mümkün olabileceği vurgulandı. Türkiye’nin dış politikası, özellikle Orta Doğu’daki sınırların tek taraflı değişikliklerle değil, müzakere ve uluslararası hukuk temelinde belirlenmesi gerektiğini esas alıyor.
Geçmişte de benzeri durumlarla karşılaşıldığında Türkiye, uluslararası toplumun ortak görüşüne paralel olarak işgal altındaki toprakların hukuki statüsünün korunması için aktif bir diplomasi yürütmüştü. İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiası, özellikle 2019 yılında bazı ülkelerin bu yönde adımlar atmasıyla tekrar gündeme gelmişti. Ancak dünya kamuoyunun büyük bir kısmı, bu bölgenin Suriye'ye ait olduğu gerçeğini savunmaya devam ediyor.
Kolombiya’nın bu kararı, Latin Amerika ülkeleri ile Orta Doğu arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir tartışma konusu haline gelebilir. Uzmanlar, bu adımın diğer ülkeler nezdinde bir domino etkisi yaratıp yaratmayacağını yakından takip ediyor. Türkiye’nin gösterdiği bu tepki, Orta Doğu’daki statükonun korunması adına atılan diplomatik bir savunma hattı olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin bu sert tutumu, uluslararası hukukun temel ilkelerine olan bağlılığının bir göstergesi niteliğinde. Golan Tepeleri üzerindeki meşruiyetin korunması, sadece Suriye için değil, bölgedeki genel güvenlik mimarisi için de hayati bir önem taşıyor. Ankara, diplomatik kanalları kullanarak bu kararın gözden geçirilmesi için çağrılarını sürdürmeye devam edecektir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.