
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Ticaret Bakanlığı, son 25 yılda ihracat hacminden gümrük süreçlerinin dijitalleşmesine kadar Türkiye'nin ticari ekosisteminde yaşanan köklü değişimleri paylaştı.
Türkiye, son çeyrek asırda uyguladığı ekonomik politikalar ve ticari hamlelerle küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, ülkenin dış ticaret hacmindeki artışın yanı sıra dijitalleşme ve ihracat destekleri noktasında da büyük bir yapısal değişim geçirdiğini ortaya koyuyor. Bu süreç, Türkiye'nin sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda lojistik ve ticaret noktasında stratejik bir aktör haline gelmesini sağladı.
Ticaretin daha hızlı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla başlatılan dijital dönüşüm projeleri, gümrük kapılarındaki operasyonel süreçleri kökten değiştirdi. Kağıtsız gümrük işlemlerine geçişle birlikte, dış ticaret erbabının bürokratik engelleri aşması kolaylaştırıldı ve maliyetler önemli ölçüde düşürüldü. Tek Pencere Sistemi gibi uygulamalar, kamu kurumları arasındaki koordinasyonu artırarak gümrükleme sürelerini dünya standartlarının üzerine taşıdı.
Türkiye'nin ihracat başarısının arkasındaki temel dinamiklerden biri, KOBİ'lere ve büyük ölçekli sanayicilere sunulan kapsamlı teşvik mekanizmalarıdır. Bakanlık verilerine göre, ihracatçı sayısındaki istikrarlı artış, pazar çeşitliliğinin de bir sonucu olarak öne çıkıyor. Uzak Ülkeler Stratejisi gibi projelerle geleneksel pazarların dışına çıkılarak, Asya'dan Güney Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada Türk ürünlerinin varlığı güçlendirildi.
Sadece dış ticaret değil, iç ticaretin düzenlenmesi ve piyasa denetimlerinin etkinleştirilmesi de bu 25 yıllık sürecin önemli bir parçası oldu. Tüketici haklarının korunması, e-ticaretin yasal çerçeveye oturtulması ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele, iç piyasada güven ortamını pekiştirdi. Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) gibi yenilikler, dijitalleşen perakende sektörünün şeffaf bir şekilde büyümesine olanak sağladı.
Geçmişte sınırlı ürün yelpazesi ve kısıtlı dış pazarlarla hareket eden Türkiye, bugün katma değerli ürün ihracatına odaklanan bir yapıya kavuştu. Özellikle otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayii gibi sektörlerdeki yerlilik oranlarının artışı, dış ticaretteki cari açığın dengelenmesine doğrudan katkı sağladı. Ekonomik diplomasinin etkin kullanımı, Türkiye'nin uluslararası ticaret anlaşmalarında daha güçlü bir masada yer almasını sağladı.
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ticari stratejisinin merkezinde 'Yeşil Mutabakat' uyum süreci ve yapay zeka destekli ticari öngörü modelleri yer alacak. Karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik atılacak adımlar, Türk ürünlerinin Avrupa pazarındaki rekabetçiliğini korumak adına kritik bir öneme sahip. Dijitalleşmenin ticarete entegrasyonu ise, lojistik süreçlerin otonom sistemlerle yönetilmesini sağlayarak verimliliği zirveye taşıyacak.
Özetle, Türkiye'nin son 25 yılda ticarette kaydettiği ilerleme, planlı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin ürünüdür. Dijitalleşen gümrükler, çeşitlenen ihracat pazarları ve modernize edilen iç ticaret mekanizmaları, ülkeyi küresel ekonominin merkezlerinden biri haline getirmiştir. Gelecek yıllarda teknolojik dönüşüme uyum sağlayan bir Türkiye, küresel ticaretteki ağırlığını daha da artırmayı hedeflemektedir.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.