
17 Ağustos Depreminin 27. Yılında Büyük Felaket Anılıyor
Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda Kerkük'ten Somali'ye kadar geniş bir coğrafyada aktif rol aldığını açıkladı. Türkiye, enerji piyasasında güçlü ortaklıklarla küresel bir oyuncu olma yolunda ilerliyor.
Türkiye, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü stratejik hamlelerini uluslararası arenaya taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın vurguladığı üzere, Türkiye artık sadece kendi sınırları içerisinde değil, üç kıtada enerji projelerinin içinde yer alıyor. Kerkük'ten Somali'ye, Azerbaycan'dan Macaristan'a kadar uzanan bu geniş ağ, Türkiye'nin küresel enerji piyasasındaki ağırlığını artırıyor.
Türkiye'nin enerji stratejisinin merkezinde, kazan-kazan ilkesine dayalı güçlü ortaklıklar yer alıyor. Libya'dan Umman'a kadar uzanan coğrafyada, hem kara hem de deniz sahalarında yapılan sondaj ve işletme faaliyetleri, Türkiye'nin enerji portföyünü çeşitlendiriyor. Bu ortaklıklar, sadece petrol ve doğal gaz değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarında da Türkiye'ye önemli bir söz hakkı tanıyor.
Enerji bağımsızlığı, Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik istikrarı için en kritik başlıklardan biridir. Bakanlık, yerli kaynakların azami ölçüde kullanılması ve yurt dışındaki enerji sahalarında aktif varlık gösterilmesiyle bu hedefi gerçekleştirmeyi planlıyor. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz'deki keşiflerin ardından, yurt dışındaki sahaların da portföye eklenmesi, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini daha sağlam bir temele oturtuyor.
Enerji projeleri, sadece ticari birer girişim değil, aynı zamanda ülkeler arası diplomatik bağları güçlendiren unsurlardır. Türkiye, enerji koridoru olma özelliğini, enerji üreticisi ve yatırımcısı kimliğiyle birleştiriyor. Bu çok boyutlu yaklaşım, Türkiye'nin bölgesel krizlerde enerji üzerinden çözüm üreten bir aktör olarak konumlanmasını sağlıyor.
Türkiye, geçmişte enerji konusunda büyük ölçüde ithalata bağımlı bir ülke iken, son yirmi yılda gerçekleştirdiği yatırımlarla enerji altyapısını tamamen yeniledi. Geçmişte sadece transit ülke olma rolü ön plandayken, bugün enerji teknolojileri üreten, arama-tarama faaliyetlerini kendi filosuyla yürüten ve küresel ortaklıklar kuran bir yapıya büründü. Bu evrim, Türkiye'nin enerji diplomasisindeki başarısının temelini oluşturuyor.
Önümüzdeki süreçte Türkiye'nin, yenilenebilir enerji kapasitesini artırarak ve nükleer enerji gibi baz yük santrallerini devreye alarak enerji portföyünü daha da güçlendirmesi öngörülüyor. Yurt dışındaki ortaklıkların derinleşmesi, Türkiye'nin enerji maliyetlerini optimize etmesine ve bölgesel enerji fiyatlarını belirleyen merkezlerden biri haline gelmesine olanak tanıyacak.
Sonuç olarak, Türkiye'nin üç kıtadaki enerji hamleleri, ülkenin stratejik derinliğini ve ekonomik bağımsızlığını perçinliyor. Bakan Bayraktar'ın belirttiği gibi, güçlü ortaklıklarla büyüyen bu enerji vizyonu, Türkiye'yi geleceğin enerji piyasasında söz sahibi bir lider olmaya taşıyor.
Yükleniyor...

Türkiye tarihinin en büyük acılarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçti. Felaketin yıldönümünde hayatını kaybedenler hüzünle anılıyor.

Erzurum'un Oltu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yoldan çıkan otomobilin devrilmesi sonucu 4 vatandaşımız yaralandı.

İsrail ordusunun, 15 Ağustos'ta gerçekleşen hava saldırılarının ardından Lübnan sınırında birkaç gün sürecek yoğun çatışmalara hazırlandığına dair bilgiler gündeme geldi.

Türkiye genelinde hissedilen sarsıntılar sonrası vatandaşlar AFAD'ın güncel verilerine odaklandı. 17 Ağustos 2026 itibarıyla son depremlerin merkez üsleri ve büyüklükleri mercek altına alınıyor.