
Windows 11'de Ubuntu Kullanımı Zirveye Tırmanıyor
Canonical, Windows Alt Sistemi (WSL) üzerinden kullanılan Ubuntu sayısının, doğrudan masaüstü kurulumlarını geçeceğini öngörüyor. Geliştiricilerin Windows 11 üzerindeki tercihi Linux'a kayıyor.

Yapay zeka modellerini eğitmek isteyen teknoloji şirketlerinin, 2022 öncesi basılmış milyonlarca nadir kitabı dijitalleştirme sürecinde geri dönülemez şekilde yok ettiği iddia ediliyor.
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, beraberinde etik tartışmaları ve kültürel kayıpları getiriyor. Son raporlar, bazı yapay zeka firmalarının veri setlerini genişletmek amacıyla 2022 öncesi basılmış milyonlarca nadir kitabı dijitalleştirme sürecine dahil ettiğini ve bu süreçte kitapların fiziksel bütünlüğünün bozulduğunu ortaya koyuyor. Tarihi ve kültürel değeri yüksek olan bu eserlerin, yüksek hızlı tarayıcılardan geçirilmesi sırasında cildi ve sayfalarının zarar gördüğü, hatta bazı durumlarda tamamen kullanılamaz hale geldiği belirtiliyor.
Yapay zeka şirketleri, modellerini eğitmek için devasa bir veri kümesine ihtiyaç duyuyor. Bu veri kümesini oluşturmanın en kestirme yollarından biri ise basılı eserlerin dijital metinlere dönüştürülmesi. Ancak süreç, hız gerektirdiği için hassas bir arşivleme çalışması yerine, otomatize edilmiş ve kitapların dokusuna zarar veren yöntemlerle yürütülüyor. Kütüphane arşivlerinden alınan bu eserlerin, tarama işlemlerinden sonra tekrar eski haline getirilmesi mümkün olmuyor. Bu durum, kütüphanecilik dünyasında büyük bir tepkiye yol açarken, fikri mülkiyet hakları tartışmalarını da alevlendiriyor.
Bir kitabın dijital kopyasının alınması, o eserin fiziksel varlığının korunması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Özellikle nadir basım kitaplar, kağıt kalitesi, baskı teknikleri ve dönemsel notlar gibi fiziksel özellikleriyle de tarihsel birer kanıttır. Fiziksel kopyaların yok edilmesi, gelecek nesillerin bu eserleri orijinal formunda inceleme şansını ellerinden alıyor. Uzmanlar, dijitalleşmenin bir koruma yöntemi olması gerektiğini, ancak şu anki uygulamanın bir "yıkım süreci" olduğunu savunuyor.
Yapay zeka firmalarının bu kitaplara erişim sağlaması ve bunları veri olarak işlemesi hukuksal olarak da gri bir alanda kalıyor. Birçok yazar ve yayıncı, eserlerinin izinsiz şekilde yapay zeka eğitiminde kullanılmasından dolayı dava açmaya hazırlanıyor. Telif hakları yasalarının mevcut hali, yapay zeka çağının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu durum, kültürel mirasın korunması ile teknolojik ilerleme arasında ciddi bir çatışmaya zemin hazırlıyor.
Eğer bu süreç denetimsiz bir şekilde devam ederse, önümüzdeki yıllarda binlerce nadir eserin fiziksel örneği kütüphane raflarından silinebilir. Bu durum, dijital dünyada her şeye ulaşabileceğimiz yanılsamasını yaratırken, gerçek dünyanın kültürel hafızasını zayıflatabilir. Gelecekte, dijital verilerin manipülasyona açık olması, orijinal fiziksel belgelerin önemini daha da artıracaktır.
Teknolojik gelişmelerin toplumsal fayda sağlaması beklenirken, bu süreçte kültürel mirasın korunması göz ardı edilmemelidir. Yapay zeka şirketlerinin, verimlilik adına tarihi yok etmek yerine, eserleri koruyan ve dijitalleştiren daha etik yöntemlere yönelmesi şarttır.
Yükleniyor...

Canonical, Windows Alt Sistemi (WSL) üzerinden kullanılan Ubuntu sayısının, doğrudan masaüstü kurulumlarını geçeceğini öngörüyor. Geliştiricilerin Windows 11 üzerindeki tercihi Linux'a kayıyor.

Hindistan'da bir kullanıcının cebindeki Galaxy S26 cihazının aniden alev aldığı öne sürüldü. Samsung, olayı araştırmak üzere teknik ekibini görevlendirdiğini açıkladı.

Teknoloji devi Huawei, geniş ekranlı yeni akıllı telefon modelini eylül ayında görücüye çıkarmaya hazırlanıyor. İşte cihazın dikkat çeken teknik özellikleri ve pazar rekabetine dair son bilgiler.

TCL'nin 248 ekranlık devasa televizyonu 98C7L, 3.000 nit parlaklık ve gelişmiş Mini-LED teknolojisiyle ev sineması standartlarını yeniden tanımlıyor. 226.000 TL fiyat etiketiyle satışa sunulan modelin teknik detaylarını ve kullanıcı deneyimini mercek altına aldık.