
Foça'da Deniz Keyfi Tehlikeye Dönüştü: İki Kişi Sürüklenerek Kurtarıldı
Foça'da denize açılan baba ve çocuğu, lastik botun sürüklenmesi sonucu mahsur kaldı. Sahil Güvenlik ekiplerinin başarılı operasyonu ile ikili kurtarıldı.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir siyasetçiye yönelik 'pislik' ifadesinin kullanıldığı bir davada, bu sözün hakaret suçunu oluşturmadığına hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, ifade özgürlüğü ve hakaret suçu arasındaki sınırları yeniden belirleyen dikkat çekici bir karara imza attı. Bir siyasetçiye yönelik 'pislik' ifadesini kullanan sanığa yerel mahkeme tarafından verilen 'hakaret' cezası, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulundu. Yüksek mahkeme, söz konusu ifadenin kaba bir hitap tarzı olduğunu ancak Türk Ceza Kanunu kapsamında 'hakaret' suçunun unsurlarını taşımadığını değerlendirdi. Bu karar, siyasi eleştiri ve ifade özgürlüğü tartışmalarında yeni bir emsal teşkil ediyor.
Yargıtay'ın gerekçeli kararında, demokratik toplumlarda siyasetçilerin kendilerine yönelik eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermeleri gerektiği vurgulandı. Mahkeme, 'pislik' kelimesinin somut bir fiil isnadı içermediğini ve bir kişiye yöneltilen kaba, nezaket dışı bir ifade olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Kararda, bu tür ifadelerin 'tahkir edici' olmaktan ziyade 'rahatsız edici' bir üslup olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu bakış açısı, ifade özgürlüğünün korunması adına hukukçular arasında önemli bir tartışma başlattı.
Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde tanımlanan hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ya da olgu isnat etmeyi veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmayı içerir. Yargıtay, geçmişten bu yana 'kaba söz', 'beddua' veya 'nezaketsiz hitap' ile 'hakaret' arasındaki çizgiyi belirlemek adına birçok karar vermiştir. 'Pislik' gibi kelimelerin, kişinin toplum içindeki itibarını zedelemekten ziyade, o anki kişisel tepkiyi yansıttığına dair hukuk camiasında uzun yıllardır farklı görüşler mevcuttur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları da siyasetçilerin, sıradan vatandaşlara kıyasla kendilerine yöneltilen eleştirilere karşı daha dirençli olmaları gerektiğini belirtir. Yargıtay'ın bu kararı, AİHM'in ifade özgürlüğüne geniş yorum getiren yaklaşımıyla paralellik gösteriyor. Siyasetin doğası gereği sert tartışmaların yaşandığı bir ortamda, her kaba sözün cezai yaptırıma bağlanmasının, ifade özgürlüğünü baskılayıcı bir 'caydırıcı etki' (chilling effect) yaratabileceği endişesi hukukçular tarafından sıkça dile getiriliyor.
Bu kararın, alt mahkemelerde görülen benzer davalar için bir rehber niteliği taşıması bekleniyor. Özellikle siyasetçilerin veya kamuoyuna mal olmuş kişilerin dahil olduğu tartışmalarda, 'hakaret' suçunun oluşup oluşmadığı değerlendirilirken bu emsal kararın referans alınacağı öngörülüyor. Hukuk dünyası, 'kaba söz' ve 'hakaret' arasındaki sınırların netleşmesinin, mahkemelerdeki dava yükünü de azaltabileceğini değerlendiriyor. Tartışmaların, ifade özgürlüğünü genişleten bu yönde devam edeceği tahmin ediliyor.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bu kararı, Türkiye hukuk sisteminde ifade özgürlüğünün sınırlarını esneten önemli bir gelişme olarak kaydedildi. 'Pislik' sözcüğünün hakaret sayılmaması, kaba hitapların hukuki bir yaptırımdan ziyade ahlaki bir mesele olarak görülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Hukuk, bir kez daha sert eleştiri ile suç teşkil eden fiil arasındaki hassas dengeyi kurmuş oldu.
Yükleniyor...

Foça'da denize açılan baba ve çocuğu, lastik botun sürüklenmesi sonucu mahsur kaldı. Sahil Güvenlik ekiplerinin başarılı operasyonu ile ikili kurtarıldı.

İran'ın gerçekleştirdiği saldırılar sonrası bölgede tansiyon yükseldi. Bahreyn'de sirenler çalarken, Kuveyt hava savunma sistemlerini aktif hale getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geliştirilmesine katkılarından dolayı İkinci Derece Liyakat Nişanı takdim etti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen öğrencilerin eğitim süreçlerini aksatmamaları adına özel öğrencilik hakkını bir yıl daha uzatma kararı aldı.