ROKETSAN Genel Müdürü İkinci, SAHA 2026 fuarında yaptığı açıklamalarla savunma sanayinde yeni bir dönemin işaretini verdi. Yakın dönemdeki çatışmalarda mühimmat teknolojilerinde yaşanan radikal değişikliklere dikkat çeken İkinci, özellikle Ukrayna Savaşı'nın bu alandaki gelişmeleri hızlandırdığını belirtti. Bu savaş, modern savaşların doğasını ve ihtiyaçlarını yeniden tanımlarken, savunma sanayisinin de bu yeni gerçeklere adapte olması gerektiğini ortaya koydu.
İkinci'nin vurguladığı en önemli noktalardan biri, hızlı üretilebilen, derin vuruş kabiliyetine sahip, hassasiyeti yüksek ve maliyeti düşük füzelere olan artan ihtiyaç. Geleneksel füze sistemleri, genellikle yüksek maliyetli ve karmaşık üretim süreçlerine sahipken, günümüz savaşlarında daha esnek ve erişilebilir çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle, ROKETSAN gibi savunma sanayi şirketleri, bu yeni gereksinimleri karşılayacak teknolojiler geliştirmeye odaklanıyor.
Derin vuruş kabiliyeti, özellikle stratejik hedeflere yönelik operasyonlarda büyük önem taşıyor. Düşman hatlarının gerisine nüfuz edebilen füzeler, komuta merkezleri, lojistik depoları ve diğer kritik altyapı unsurlarına karşı etkili bir şekilde kullanılabiliyor. Hassasiyet ise, sivil kayıpların önlenmesi ve hedefin tam olarak vurulması açısından kritik bir faktör. Yanlış hedeflere yönelen veya isabet oranı düşük füzeler, sadece operasyonel başarısızlığa yol açmakla kalmayıp, aynı zamanda uluslararası hukukun ihlali ve itibar kaybı gibi ciddi sonuçlar da doğurabiliyor.
Maliyet, savunma sanayinde her zaman önemli bir faktör olmuştur. Ancak, günümüz savaşlarında kullanılan mühimmatın miktarı ve çeşitliliği arttıkça, maliyetin önemi daha da artıyor. Yüksek maliyetli füze sistemleri, sadece sınırlı sayıda üretilebildiği için, savaşın gidişatını etkileme potansiyeli de sınırlı kalabiliyor. Bu nedenle, ROKETSAN gibi şirketler, daha uygun maliyetli ve seri üretilebilen füze sistemleri geliştirmeye odaklanarak, savunma bütçelerinin daha verimli kullanılmasını sağlamayı amaçlıyor.
ROKETSAN'ın bu alandaki çalışmaları, Türkiye'nin savunma sanayindeki bağımsızlığını güçlendirme ve dışa bağımlılığı azaltma hedefine de hizmet ediyor. Yerli üretim füze sistemleri, Türkiye'nin kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra, dost ve müttefik ülkelere de ihracat potansiyeli sunuyor. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayindeki rekabet gücünü artırarak, ekonomik kalkınmaya da katkı sağlıyor.
Gelecekte, yapay zeka, otonom sistemler ve siber güvenlik gibi alanlardaki gelişmelerin, füze teknolojilerini daha da ileriye taşıması bekleniyor. Yapay zeka destekli füze sistemleri, hedef tanıma, rota optimizasyonu ve tehdit algılama gibi konularda daha başarılı olabilirken, otonom sistemler sayesinde insan müdahalesine gerek kalmadan görevlerini tamamlayabiliyor. Siber güvenlik ise, füze sistemlerinin düşman tarafından ele geçirilmesini veya manipüle edilmesini önlemek için hayati bir öneme sahip.
ROKETSAN'ın bu alandaki yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları, Türkiye'nin savunma sanayindeki geleceğini şekillendirecek önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil füze sistemleri, Türkiye'nin caydırıcılık gücünü artırarak, bölgesel ve küresel güvenlikte daha etkin bir rol oynamasına olanak sağlayacak.